Pages in topic:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13] >
Off topic: İlginç yazılar
Thread poster: Adnan Özdemir

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Nov 6, 2018

Yüksek teknolojiye karşı düşük teknoloji

Yazı: Ado


Hep övülen, hep elde edilmek istenen en en ileri teknoloji bilindiği gibi yüksek teknolojidir.

Düşük teknoloji ürünleri ise herkesin kısıtlı imkanlarla yapabileceği, mucitçe şeylerdir çoğunlukla. Nedense "düşük teknolojiler" unutturuldu, unutturuluyor hep günümüzde. Düşük teknolojiyle yapabileceğiniz o kadar çok şey var ki kendi başınıza... Hele bu inter
... See more
Yüksek teknolojiye karşı düşük teknoloji

Yazı: Ado


Hep övülen, hep elde edilmek istenen en en ileri teknoloji bilindiği gibi yüksek teknolojidir.

Düşük teknoloji ürünleri ise herkesin kısıtlı imkanlarla yapabileceği, mucitçe şeylerdir çoğunlukla. Nedense "düşük teknolojiler" unutturuldu, unutturuluyor hep günümüzde. Düşük teknolojiyle yapabileceğiniz o kadar çok şey var ki kendi başınıza... Hele bu internet çağında araştırın bakın neler yapabiliyorsunuz, siz de şaşıracaksınız buna...

Sepet örmeyi iyi bilirin, baharın ağaçlara yeni su yürürken ördüğüm sepetler çok alımlı. Olabildiğince plastiksiz bir çevre için alışverişlerimde kullanıyorum son 1 yıldır. Bunun bir de "kuş tuzağı sepeti" var. Bunu çocukken köydeyken, av merakından, et yeme güdüsünden, çocukça cahilliğimizden örer-kurardık kışın. Şimdi içimi acıtan bir düşük teknoloji. Kuşlara laf söyletmem ve de avlatmam artık.

Çiçek sulama sistemi...

Ayaklı-ayarlanabilir rahle (adamın biri işi ticarete dökmüş, o kadar rahat ve sarıcı okunuyor ki sandalyede, koltukta otururkana. O kişi kimse gutların gendisini.

Daha çok var da (plastik pervane ve çamaşır makinesi elektrik motoru marifetiyle) yaylada rüzgar enerjisi üretimi...

He ne diyecektim. Bilinen şeyleri tekrarlamak istemem.

İnternette, hele hele farklı dillerde çok şey var artık.

Düşük teknoloji ile evde yapabileceklerinize çok şaşıracaksınız.

Kısa kestim bu sefer. "Böööhh düşük teknoloji" deyip dudak bükmeden bi araştırın baalım merak ettiğiniz pratik çözümleri nette.


//Resimleri netten buldum///images

*-*1247

*-*142

*-*147

.
.
.
...


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


//Bu da benim rahlem. Birez de hava atayın şöööle, çok okuyuyoruyun ayaklarına///


*-*001

*-*004
*-*Soldakı dergi "Der Spiegel"in eski özel sayılarından biri, sağdakı da Ernest Hemingway'ın "Tod am Nachmittag"ı... havam yerindeee gaz lambası da cabası, camı kırılmıştı; Karaman'da bulamayıyoruyun, belki Ermenek'de bulurun.


▄▄▄▄▄▄

*-* Delikli tuğladan yapılma kalemlik. Hayatım boyunca en beğendiğim kalemliğim bu oldu. Delikli tuğlaları şömine-ocak yapan birisinde görmüş ve yıllar önce 7-8 tane alıp kalemlik yapmıştım. Yeğenlerimi motive ettimdi. Malum, delikli tuğla ya; ölçüsünü altına karton koyarak alıp, kartonu, gompile yapışkan sürerek yapıştırıp kurumaya bırakın ve işte size en gözelinden tuğla gibi kalemlik....

*-*002


*-*//Sepetlerim... Nasıl? Gözel örmüş müyün?003




[Edited at 2018-11-07 17:30 GMT]
Collapse


Özgür Salman
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
Nov 9, 2018

77777


ba8s2fhbyf6h7vewzyf5


ojvbegnvgebhasjdhzou


occ1msbec8gdfe33izt4


[Edited at 2018-11-09 23:01 GMT]


Özgür Salman
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
_ Nov 11, 2018

--Alıntı--

"İran futbolunda kadın devrimi! 39 yıl sonra…"

Sözcü 10 Kasım 2018 20:11

1599427f4e5f47bfb79a866d4ef125bb_16_9_1541869868-880x495

İran futbolunda 39 yıl sonra bir ilk yaşandı. 500 civarındaki kadın taraftar, Tahran Azadi (Özgürlük) Stadı'nda oynanan Asya Şampiyonlar Ligi final rövanş maçında yerini aldı.

İran’da 39 yıl sonra kadın taraftarların maçlara girişine izin verildi. Başkent Tahran’daki Özgürlük Stadı’nda, ülkenin en fazla taraftarı olan Persepolis, Asya Şampiyonlar Ligi finali rövanş maçında Japonya’nın Kashima Antlers takımını konuk etti.

Mustafa Denizli’nin daha önce iki kez çalıştırdığı Persepolis’in maçı için 80 bin taraftar tribünlerdeki yerini aldı. Taraftarlar arasında 500’e yakın da kadın sporsever vardı. İlk maçta rakibine 2-0 yenilen Persepolis’i desteklemek için gelen kadın taraftarlar, tarihe geçti. Zira, 1979 İran Devrimi’nden bu yana kadınlar erkek turnuvalarına giremiyordu. Kadın sporseverler ayrıca, 1981’den bu yana da İran Ligi maçlarına alınmıyordu.

Sosyal medya hesaplarında statlardaki kadın taraftarların, futbolcuların yakınları ile kadın futbol takım oyuncuları olduğu iddia edilirken; ISNA Haber Ajansı kadınlara 850 kişilik kontenjan ayrıldığı kaydedildi. Daha önce Azadi Stadı’nda oynanan uluslararası maçlarda, konuk ülke takım taraftarları alınmıştı. Parlamento üyesi Fatemeh Zolqadr, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği’nin (FIFA) isteği üzerine üst düzey maçlara kadın taraftarların girişine izin verildiğini açıklamıştı. Bu arada karşılaşma 0-0 sona erdi ve Asya Şampiyonlar Ligi’ni Japonya’nın Kashima Antlers takımı kazandı.

Kaynak: https://skor.sozcu.com.tr/2018/11/10/iran-futbolunda-kadin-devrimi-39-yil-sonra-806207/

[Edited at 2018-11-11 08:24 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Nov 22, 2018

--Alıntı--

"1.1 milyon kişi işini kaybetti"



Haberleştiren: Recep GENEL / Sözcü 05:59 22 Kasım 2018

Ekonomik krizin etkisi ile son 10 ayda İŞKUR’a başvuran işsizlerin sayısı geçen yıla oranla yüzde 27 artışla 3.2 milyon kişiye ulaştı... 10 ayda İşsizlik Ödeneği için 1.1 milyon kişi İŞKUR’un kapısını çaldı. Toplu işten çıkarmalardan korkuluyor.

*-*1111

Ekonomik krizin ayak seslerinin duyulmaya başlamasıyla firmalar işten çıkarmalara hız verdi. Şirketlerin küçülme planları yapması aralık ayında işten çıkarma furyasına neden olabilir. Yılın ilk 10 ayında İşsizlik Ödeneği için Türkiye İş Kurumu'na (İŞKUR) başvuru yapanların toplam sayısı 1 milyon 161 bin 604 kişiyi buldu. Sadece ekim ayında 140.164 işsizlik ödeneği için İŞKUR'a başvuru yapılırken, bunların 100.611'i erkek, 39.553'i ise kadınlardan oluştu. Üstelik, İşsizlik Ödeneği için hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olma ve son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası priminin ödenmiş olması şartları aranmasından dolayı işsiz kalan binlerce kişinin başvuru hakkı bulunmuyor.

3.2 MİLYON KAYITLI İŞSİZ VAR

İŞKUR'a kayıtlı işsiz sayısı da tavan yaptı. 2017'de 2 milyon 611 bin 932 olan kayıtlı işsiz sayısı yüzde 27'lik artışla 3 milyon 215 bin 289 kişiye ulaştı. 2019'da ekonomiye ilişkin belirsizliklerin derinleşeceği ön görüsü ile binlerce kuruluşun küçülme senaryoları üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor. İmalat sanayi, inşaat ve perakende sektörlerinde yaşanan daralma ve iflastan korunmak için 3000'den fazla kuruluşun konkordato ilan etmesi dolayısıyla önümüzdeki iki ayda toplu işten çıkarmaların yaşanmasından kaygı duyuluyor. Yerel seçimlerin belirsizlikleri artıracağı ve şirketlerin ‘ön kötü senaryo'ya göre hazırlık yapacağı ifade ediliyor.

*-*222

2008 KRİZİNDE ZİRVE YAPMIŞTI
Ekonomik krizin derinleşmeye başlamasıyla birlikte işsiz sayısı hızla artıyor. Krizden korunmak isteyen şirketler bu dönemlerde küçülme planları yapıyor. Türkiye'yi ‘teğet geçen' 2008 finansal krizinde işsizlik oranları da zirve yaptı. Ekim 2008'de işsizlik ödeneği için yapılan başvuru sayısı 28.307 kişi, aynı yılın kasım ayında bu sayı 41.776 kişi olmuştu. Krizin etkilerinin en çok hissedildiği aralık ayında ise İŞKUR'a İşsizlik Ödeneği için yapılan başvuru sayısı 60.040 kişiye yükselmişti. 2008'de kuruma başvuru yapan işsizlerin toplam sayısı ise yüzde 82.9'luk artışla 1.120.449 kişiye ulaşmıştı.

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/1-1-milyon-kisi-isini-kaybetti-2752034/



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


"Bir buçuk milyon işsiz yolda"



Odatv / 21.11.2018 14:08


//Foturafı netten şiyaptım///,e078btWcUUO4ZVMd1LdjMQ

Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci bugünkü köşesinde, dün açıklanan yapı-ruhsat verilerine yer verirken, dikkat çeken bir iddiada bulundu...


Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci bugünkü köşesinde, dün açıklanan yapı-ruhsat verilerine yer verirken, dikkat çeken bir iddiada bulundu.

Kahveci, geçen yıl Temmuz-Eylül diliminde 524 bin dairelik inşaat ruhsat izni alındığını, bu yıl aynı dönemde rakamın ise 135 binde kaldığını ifade etti. Kahveci, "Konut (ikamet amaçlı) bina yapımında bu yılın ilk 9 ayında ruhsat başvurusu da yüzde 60 daralmış oldu" dedi.

Sektörde 2 milyonluk istihdamın olduğuna dikkat çeken İbrahim Kahveci, bir buçuk milyonluk bir işsiz kitlenin oluşacağını ifade etti. Kahveci, "2 milyon çalışanın (eğer aynı orantıda ise) daire yapımındaki düşüşe bakıldığında yaklaşık 1,5 milyonu işsizler ordusu için potansiyel oluşturuyor" dedi.

İbrahim Kahveci'nin yazısı şu şekilde:

"Bakın dün 'Yapı Ruhsat' verileri açıklandı. Gelin biraz buna detaylı bakalım.

Geçen yıl Temmuz-Eylül arasında 524 bin dairelik bina yapmak için ruhsat (bina yapımı için ilk izin) alan inşaat firmaları bu yıl aynı üç aylık dönemde sadece 135 bin daire yapmak için ruhsat almış. Olayı biraz daha değişik ifade edelim: Geçen yıl 3. çeyrekte 4 daire yapmak için izin alan inşaatçılar artık 1 daire yapacaklar.

Konut (ikamet amaçlı) bina yapımında bu yılın ilk 9 ayında ruhsat başvurusu da yüzde 60 daralmış oldu.

Kısaca ‘harç bitti - yapı paydos’ hali söz konusu.

Hatırlarsanız birkaç aydır inşaat işinin epey bir süre daha canlanmasının zor olduğunu yazıyordum. Açıklanan veriler bunu net gösteriyor.

Gösteriyor da bizim şimdi düşünmemiz gereken başka bir şey var. Bu inşaat sektöründe 2 milyonun üzerinde çalışan var.

Sektörün elindeki işleri bitirdiğinde yapacak yeni iş nerede ise yok gibi. 2 milyon çalışanın (eğer aynı orantıda ise) daire yapımındaki düşüşe bakıldığında yaklaşık 1,5 milyonu işsizler ordusu için potansiyel oluşturuyor.

Hemen aklınıza inşaat kredi faizlerini düşürmek gelmesin. Zaten çok daha kıt olan sermayeyi yine betona gömersek hiç ama hiç kalkınma şansımız kalmaz.

O nedenle diyorum zaten; sadece döviz ve faizin düşmesi ile ekonomide işler düzelmez. Sadece düzelmeye imkan tanır. Yeter ki, çözüm modellerini genişletebilelim."

Kaynak: https://odatv.com/bir-bucuk-milyon-issiz-yolda-21111809.html

[Edited at 2018-11-22 03:56 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 2, 2018

--Alıntı--


"Yer adları neden değiştiriliyor"


Yazı: Yusuf Yavuz / Odatv.com 02.12.2018 00:55

Köylerine Şaman adını veren insanların ülkesi olan Türkiye’de on binlerce yerin adı neden değiştirildi…

Geçmişin istilacı ve yağmacı saldırılarına karşı etle tırnakla direnen Anadolu, bugün o yağmacı zihniyetin anlayışına sessizce teslim ediliyor. Değiştirilen her dağın, derenin, yamacın, k
... See more
--Alıntı--


"Yer adları neden değiştiriliyor"


Yazı: Yusuf Yavuz / Odatv.com 02.12.2018 00:55

Köylerine Şaman adını veren insanların ülkesi olan Türkiye’de on binlerce yerin adı neden değiştirildi…

Geçmişin istilacı ve yağmacı saldırılarına karşı etle tırnakla direnen Anadolu, bugün o yağmacı zihniyetin anlayışına sessizce teslim ediliyor. Değiştirilen her dağın, derenin, yamacın, köyün, kasabanın, yaylanın, sekinin, koyağın adı binlerce yıllık hafıza zincirinin birer halkasıydı. Bu hafıza, aynı zamanda içinde kendi coğrafyasını ve kültürünü koruma ve geleceğe aktarma refleksi de dâhil olmak üzere köklü bir direnişi içinde barındırıyordu. Anadolu bugün koynunda sakladığı sırlarıyla birlikte sessiz sedasız dönüştürülüyorsa ve buna rağmen kayda değer bir kıpırtı bile göze çarpmıyor, cılız bir itiraz sesi bile duyulmuyorsa, üzerinde yaşayanların kökleriyle bağlarını sağlayan o zincirin halkaları birer birer koparıldığı içindir...

KÖYÜNE "ŞAMAN" ADINI VEREN BİR HALK

"Baksı", eski Türklerde şaman, kam gibi adlarla anılan ozanları tanımlıyordu. Baksı'lar sözlü kültürün taşıyıcıları olduğu kadar şifacı özellikleriyle toplumsal yaşamın da önemli bir parçasıydı.

Baksı, aynı zamanda Bayburt'un Erzurum sınırı yakınlarında Çoruh Nehrine bakan vadide kurulan bir köyün de adıydı. Sözlü kültürün ve âşıklık geleneğinin çok güçlü olduğu bu bölgede yer alan bir köye verilebilecek en anlamlı isimlerden biri ancak 'Baksı' olabilirdi. Yerleşim, dağ, dere, tepe ve genel olarak coğrafi yer adları hem tarihi coğrafyayı hem de kültürel coğrafyayı toplumsal bellekte yaşatmanın en önemli yolu. Ancak Türkiye'de bu konuda öylesine büyük hatalar yapıldı ki binlerce yer adı değiştirilerek toplumsal aktarım adeta felç edildi.

Şaman, şifacı, ozan anlamında kullanılan "Baksı" adını taşıyan köy de adı değiştirilen binlerce yerleşimden biriydi. Baksı'nın bugünkü adı Bayraktar.

BİNLERCE TÜRKÇE YER ADI DA DEĞİŞTİRİLDİ

Osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren yoğunluk kazanan yer adlarının değiştirilmesi uygulaması Cumhuriyet döneminde de sürdürüldü. Siyasi otoriteye göre amacı Türkçe olmayan yer adlarını Türkçe adlar vererek değiştirmekti ancak bu süreçte öyle büyük cehaletlere imza atıldı ki, binlerce öz Türkçe yer adı da sırf konuya vakıf olmayan "komisyonlar" eliyle değiştirildi.

1978’E KADAR 35 BİN KÖYÜN YARISININ ADI DEĞİŞTİRİLMİŞTİ

Tansu Açık, Kebikeç Dergisi'nin 23. sayısında (2007) yayınlanan "Anadolu'da Eskiçağdan Kalma Yer Adları' başlıklı araştırmasında, yer adlarının değiştirilmesiyle ilgili yetkinin 1949 yılında İç İşleri Bakanlığı'na verildiğine işaret ederek 1956 yılında oluşturulan "Ad değiştirme ihtisas komisyonu"nun, 1978 yılına kadar çalıştığını kaydediyor. Çeşitli bakanlıkların yanı sıra DTCF ve TDK’den de temsilcilerin bulunduğu komisyonun, aynı yıl tarihi değeri olan yer adlarını da değiştirmesi üzerine bakanlık tarafından durdurulduğunu aktaran Açık, o tarihe kadar Türkiye’deki 35 bin köy adından 14.819 tanesinin değiştirildiğini belirtiyor. Köylerle bağlı olan mezra ve yayla gibi 39 bin yer adının da 12.884 tanesi yine aynı dönemde değiştiriliyor.

"YER ADLARINI TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIĞI OLARAK GÖREBİLİRİZ"

Tansu Açık makalesinde 1983 yılında yeniden oluşturulan benzer bir yer adları değiştirme komisyonunun yaptığı çalışmalar hakkında verilere sahip olunmadığına da dikkat çekerek ad değiştirmelerin bilimsel bakımdan dayanaksız olduğunu savunuyor ve şöyle diyor:

“Yer adlarını ‘taşınmaz kültür varlığı’ olarak görebiliriz, bunların yok edilmesinden en çok tarih araştırmaları zarar görmektedir.”

YER ADLARINI HİTİTLER KORUDU, ROMALILAR ASİMİLASYON YAPTI

Anadolu’da büyük bir imparatorluk kuran Hititler’in yeni geldikleri bu coğrafyadaki yer adlarının birçoğunu değiştirmeden kullandıkları bilinir. Öyle ki Hitit başkenti Hattuşa bile Hattilerin adını taşır. Anadolu’nun yerli halkları ve kültürlerini Helenleştirme ve "Romanizasyon" adı verilen Romalılaştırma süreçleri büyük dirençlerle karşılaşmış ve birçok bölgede (Örneğin Pisidia bölgesi) kanlı biçimde sonuçlanmıştır. Dil, kültür ve inanışların sürekli Anadolu’ya egemen olan güçler tarafından yeniden biçimlendirilerek geçmişle kurulan bağlar silinir.

Anamur, antik çağdaki adı olan Anamurium'u kullanmayı sürdürüyor

TÜRKİYE’DE BİNLERCE YER ADI ESKİ UYGARLIKLARDAN MİRAS

Doğu Roma’nın kullandığı birçok kent ve köy adını Selçuklular ve Beylikler de küçük telaffuz değişiklikleriyle kullanmayı sürdürmüştür. Örneğin bir antik Yunan mitolojisi kahramanı olan "Heraklia" (Herkül) adı Ereğli’ye dönüşerek Türkler tarafından da kullanılmaya devam edilmiştir. İstanbul, Ankara, İzmir, Manisa, Trabzon, Erzurum, Kayseri, Bitlis, Konya, Sakarya, Amasya, Sinop, Giresun, Antakya, Isparta, Antalya, Mardin, Silifke, Anamur, Ağlasun, Demre ve Tire gibi onlarca kent, yüzlerce kasaba, binlerce köyün adı geçmişten bugüne ulaşmıştır.

Karaman'daki Değle Ören yeriyle aynı adı paylaşan köyün adı Üçkuyu olarak değiştirildi

BUGÜN ADI DEĞİŞTİRİLEN ORTAK MEKÂNLAR

Son birkaç yıldır yer adı değiştirme modası yeniden hortladı. Ancak bu kez köy ya da kent adlarından çok, o kentlerde yaşayan insanların ortak hafızasında yer etmiş olan kimi mekânların adları değiştiriliyor. Köprü, üst geçit, tünel, ibadethane, eğitim kurumu vs. gibi birçok ortak mekânın adı, geçmişten taşıdığı bağlamdan koparılarak bugünün egemenlerinin dünya görüşü ve ideolojisine göre yeniden biçimlendiriliyor.

Antalya-Manavgat'a bağlı Selge ören yeri halk tarafından Zerk olarak kullanıldı daha sonra Altınkaya olarak değiştirildi

Eski adı Gelveri olan Güzelyurt, Aksaray'a bağlı bir ilçe

ÖTEKİŞLEŞTİRMEDE OSMANLI’NIN BİLE GERİSİNE DÜŞÜLEN DÖNEM

Bugün adım adım yaşanan bu dönüşümün tüm toplumu kucaklayacak ortak bir kültür zemini yaratmaktan çok, belirli bir yönelişe öncelik veren, geri kalanları ise dışlayan yanıyla her fırsatta öykünülen Osmanlı’nın bile oldukça gerisinde kaldığını söylemek abartılı olmaz.

Eski adı Ayasuluk olan İzmir'in Selçuk ilçesi

ANADOLU’NUN YAĞMA İSTİLASINA KARŞI GÖSTERDİĞİ DİRENÇ UNUTULDU

Sahip olduğu coğrafya ve zengin biyolojik çeşitliliği ile binlerce yıldır hem doğudan hem de batıdan gelen "yağma" saldırılarına karşı kendini koruma refleksi gösteren Anadolu coğrafyası ve kültürleri, Arapların "fetih" akınlarıyla 7. yüzyılda karşılaşmıştı. Hem 7. yüzyıldan itibaren doğudan gelen Arap akınlarına hem de Haçlı seferleri ile birlikte (en ağırı 13. yüzyılın başında İstanbul’un işgal edilmesiyle sonuçlanan) değişik dönemlerde batıdan gelen Latin istilasına karşı gösterilen direnç bugün yeterince anlaşılmadığı gibi unutulmuş, unutturulmuştur da.

Fethiye'de bulunan Levissi'nin adı bugün Kayaköy

HAFIZASINI YİTİREN TOPLUMLAR DİRENCİNİ DE YİTİRİR

Geçmişin istilacı ve yağmacı saldırılarına karşı etle tırnakla direnen Anadolu, bugün o yağmacı zihniyetin anlayışına sessizce teslim ediliyor. Değiştirilen her dağın, derenin, yamacın, köyün, kasabanın, yaylanın, sekinin, koyağın adı binlerce yıllık hafıza zincirinin birer halkasıydı. Bu hafıza, aynı zamanda içinde kendi coğrafyasını ve kültürünü koruma ve geleceğe aktarma refleksi de dâhil olmak üzere köklü bir direnişi içinde barındırıyordu.

Anadolu bugün koynunda sakladığı sırlarıyla birlikte sessiz sedasız dönüştürülüyorsa ve buna rağmen kayda değer bir kıpırtı bile göze çarpmıyor, cılız bir itiraz sesi bile duyulmuyorsa, üzerinde yaşayanların kökleriyle bağlarını sağlayan o zincirin halkaları birer birer koparıldığı içindir...

Türkiye'de adı değiştirilen köylerin haritaya göre dağılımı


*-*eski-adi-ayasuluk-olan-izmir_in-selcuk-ilcesi

*-*anamur-antik-cagdaki-adi-olan-anamurium_u-kullanmayi-srdryor

*-*karaman_daki-degle-oren-yeriyle-ayni-adi-paylaan-koyn-adi-uckuyu-olarak-degitirildi

*-*trkiye_de-adi-degitirilen-koylerin-haritaya-gore-dagilimi

*-*antalya-manavgat_a-bagli-selge-oren-yeri-halk-tarafindan-zerk-olarak-kullanildi-daha-sonra-altinkaya-olarak-degitirildi

*-*fethiye_de-bulunan-levissi_nin-adi-bugn-kayakoy

*-*eski-adi-gelveri-olan-gzelyurt-aksaray_a-bagli-bir-ilce


Kaynak: https://odatv.com/yer-adlari-neden-degistiriliyor-02121856.html

[Edited at 2018-12-02 15:41 GMT]
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 4, 2018

--Alıntı--


"Kamu yararı varsa katledebilirsin"


Yazı: Yusuf Yavuz / Odatv.com 03.12.2018 21:08

Karadeniz yaylalarını yağmaya açan Yeşil Yol projesine karşı açılan davayı reddeden mahkeme, kamu yararı gerekçesiyle turizm uğruna doğa katliamına göz yumarken projenin geçtiği güzergâhlar şantiyeye dönüştü…

Karadeniz’de doğa turizmi uğruna doğa katliamı yaparak inşa edilen Yeşil Yol
... See more
--Alıntı--


"Kamu yararı varsa katledebilirsin"


Yazı: Yusuf Yavuz / Odatv.com 03.12.2018 21:08

Karadeniz yaylalarını yağmaya açan Yeşil Yol projesine karşı açılan davayı reddeden mahkeme, kamu yararı gerekçesiyle turizm uğruna doğa katliamına göz yumarken projenin geçtiği güzergâhlar şantiyeye dönüştü…

Karadeniz’de doğa turizmi uğruna doğa katliamı yaparak inşa edilen Yeşil Yol projesinin iptali için açılan dava Rize İdare Mahkemesi’nce reddedildi. Kaçkarlarda yapılacak turizmin, doğanın korunmasından daha önemli olduğuna hükmeden mahkemenin kararında, doğaya zarar verilecek olsa da yolun yapılmasında ve turizm faaliyetlerinde kamu yararı bulunduğu kaydedildi.

Fırtına İnisiyatifince yapılan açıklamada 2015 yılından bu yana yöre halkının tepkilerine rağmen devam eden Yeşil Yol inşaatının büyük oranda tamamlanmasıyla davaların aynı zamana denk gelmesinin tesadüf olmadığına dikkat çekilerek, Yeşil Yol güzergâhındaki yaylaların imar barışı ile birlikte şantiye alanına döndüğü belirtildi. Yaylaların kapanın elinde kalacak şekilde yağmalandığının altı çizilen açıklamada, “Bunun sonucu, bu alanların çok hızlı bir şekilde kentleşmesine yol açmaktadır. Bu gidişatın akıbetini yıllar sonra değil artık şimdiden yaşıyoruz” denildi.

Samsun’dan başlayarak Karadeniz Bölgesinin doğusundaki yaylaları ve turizm merkezlerini birleştirmeyi amaçlayan turizm yollarının inşaatı büyük ölçüde tamamlandı. Yeşil Yol olarak sunulan ancak büyük bir yeşil kıyımına neden olan projenin iptal edilmesi için açılan dava ise Rize İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. 2015 yılından bu yana sürdürülen yol inşaatının bitmesiyle davanın reddedilmesinin aynı zaman denk gelmesinin basit bir tesadüf olmadığını ileri süren Fırtına İnisiyatifi, konuyla ilgili bir açıklama yaparak dava sürecinde yaşananları kamuoyu ile paylaştı.

‘DOĞAYA ZARAR VERİLECEK OLSA DA YOL YAPIMINDA KAMU YARARI VAR’

Fırtına İnisiyatifi’nin açıklamasına göre Yeşil Yol projesinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararının gerekçesinde özetle “Kaçkarlarda yapılacak turizmin, doğanın korunmasından daha önemli olduğu; dolayısıyla, yol yapımında/turizm faaliyetlerinde, doğaya zarar verilecek olsa da, kamu yararı bulunduğu” görüşüne yer verildi.

BİLİRKİŞİ RAPORLARI ‘BÖLGE İNŞAAT FAALİYETİNDEN KORUNMALI’ DİYOR

Dava dosyalarında bulunan bilirkişi raporlarında dağ ve mera ekosistemlerinin zarar görmemesi gerektiğinin bilimsel tespitlerle açıklandığına dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:

“Yeşil yol projesinde neden ve hangi kapsamda kamu yararı olmadığı, planlama ilke ve esaslarına aykırılığı detaylıca belirtilmiştir. Nihayetinde, bilirkişiler: Üstün kamu yararının; bölgenin, hiçbir inşaai faaliyete konu olmaksızın mutlak surette korunmasında olduğunu bildirmişlerdir.

MAHKEMEDEN ‘DAVACILAR PROJEDEN ETKİLENMEYECEK’ GÖRÜŞÜ

Ancak, Mahkeme; bilim insanlarının bu tespit ve görüşlerine itibar etmemiştir.

Neden etmediğini de açıklayalım: Rize İdare Mahkemesi, davanın başından bu yana çeşitli sebeplerle, bahanelerle adil bir yargılama gerçekleştirmemiş, 3 yıl boyunca adalet bekleyen bizleri adeta oyalamıştır. Davalar, 2015 Haziranında açılmıştır. Mahkeme önce, bilirkişi/keşif incelemesine karar vermiştir. Akabinde, hiçbir neden göstermeksizin bu kararından vazgeçmiş ve 2016 Ağustos’unda davayı reddetmiştir. Gerekçe olarak; davacıların ‘dava açmakta menfaatleri olmaması’ gösterilmiştir. Mahkeme; Çamlıhemşin’de ikamet eden, tarlaları, çay bahçeleri olan ve yazları yaylalara çıkan davacıların ‘dava konusu projeden etkilenmeyeceğine’ hükmetmiştir.”

SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ YEREL MAHKEMENİN KARARINI BOZDU

Dava açıldıktan 1 yıl sonra verilen red kararının hakkaniyetli bir yargılama süreci bekleyen davacılar nezdinde hayal kırıklığı yarattığına işaret edilen Fırtına İnisiyatifi’nin açıklamasında, Samsun Bölge İdare Mahkemesi’nin bu gayri hukuki kararı bozarak dosyaları yeniden incelenmek üzere Ocak 2017’de Rize İdare Mahkemesine gönderdiği kaydedildi.

‘DAVALAR SÜRÜNCEMEDE BIRAKILDI, YEŞİL YOL TAMAMLANDI’

Rize İdare Mahkemesi’nin ise 8 ay sonra Ağustos 2017’de bilirkişi ve keşif incelemesi yapılmasına karar verdiği belirtilen açıklamada, Eylül 2017’de keşif heyetinin incelemesini gerçekleştirdiği kaydedilerek şöyle denildi: “Bilirkişiler, raporlarını 2018 Martında dosyaya sundu. Bu tarihten, kararın verildiği 25 Eylüle dek Mahkeme, dosyalarla ilgili yürütmeyi durdurma vb. herhangi bir karar vermedi. Tüm bunlar olup biterken, yaylaları birbirine bağlayan ‘yeşil yol’ da tamamlandı. Yargılama sürecine baktığımızda; Mahkemenin, davaları bu kadar sürüncemede bırakarak, ‘yeşil yol-turizm yolu’nun tamamlanmasına imkân tanıdığını görmekteyiz. Bu durumdan dolayı, adalet sistemine olan güvenimiz sarsılmıştır. Buna karşın, hukuka olan umudumuzu kaybetmiş değiliz. Yargısal süreç, bu red kararına karşı Samsun Bölge İdare Mahkemesi nezdinde görülecek istinaf başvurusu ile devam edecektir.

KAMU YARARI GEREKÇESİYLE DOĞAL ALANLAR GÖZDEN ÇIKARILIYOR

Mahkeme kararında bizi kaygılandıran asıl mesele şudur: Turizm faaliyetleri, ‘kamu yararı’ adı altında, doğaya yeğ tutulmuştur. ‘Kamusal/kamu yararı’ gibi kavramlar gerekçe yapılarak, toplumun müşterek varlıkları/değerleri önemsizleştirilmektedir. Bu tehlikeli bir anlayıştır. Ormanlar, su kaynakları, meralar vb. birçok doğal alan, ‘kamusal yarar’ adı altında maden, turizm, inşaat vb. faaliyetler için gözden çıkarılmaktadır. Bu faaliyetlerin, yaşam alanlarına, doğaya verdiği zararlar ortadayken; bunları ‘kamusal yarar’ kavramıyla temize çekmek mahkemelerin görevi, işlevi olmamalıdır. Zira bu gibi kararların olumsuz sonuçları beklediğimizden daha hızlı bir şekilde kendini göstermektedir.

TURİZMCİLER TESİSLERİN YAPILMASI İÇİN HAREKETE GEÇTİ

Nitekim daha karardaki imzaların mürekkebi kurumadan; Rize’deki turizmciler, il özel idaresinden ‘yeşil yol güzergâhında yapılması planlanan turizm tesislerinin bir an önce yapılmasını’ talep edebilmiştir. Özellikle son 3-4 yıldır, Fırtına vadisi ve Kaçkar yaylalarına yoğunlaşan kitlesel turist akını göz önüne alındığında; 2500-3000 metredeki ‘yeşil yol güzergâhında’ yapılacak tesislerin doğaya vereceği zararı tahmin bile etmek istemeyiz.”

İMAR BARIŞIYLA BİRLİKTE YEŞİL YOL GÜZERGÂHI ŞANTİYEYE DÖNDÜ

İmar barışı düzenlemesiyle birlikte Fırtına Vadisi ve yaylalarının Yeşil Yol güzergâhında bulunan kısımlarının adeta şantiye alanına dönüştüğüne de dikkat çekilen açıklamada, “Yaylalar, kapanın elinde kalacak şekilde yağmalanmaktadır. Bunun sonucu, bu alanların çok hızlı bir şekilde kentleşmesine yol açmaktadır. Bu gidişatın akıbetini, yıllar sonra değil, artık şimdiden yaşıyoruz. İklim değişikliği, dünyanın ‘uzak’ bir yerindeki olağanüstü bir doğa olayı değildir.

İdarenin/bürokrasinin hukuku hiçe sayarak uyguladığı, yaşam alanlarına ve doğaya zarar veren kararlarına karşı, güvenebileceğimiz yegâne kurum yargıdır, hukuktur. Bu manada Rize İdare Mahkemesinin ‘yeşil yola’ onay veren hükmü, hukuk kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte değildir. Bu durumun, red kararlarını inceleyecek hukuk insanları tarafından da doğrulanacağını umut ediyoruz. Bu karara karşın vadimizi, dağlarımızı, yaylalarımıza sahip çıkmaya devam edeceğimizi, yargısal sürecin takibinde olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerine yer verildi.

Kaynak: https://odatv.com/kamu-yarari-varsa-katledebilirsin-03121808.html
Fotoğraflar: Fırtına İnisiyatifi


*-*yeil_yol_inaati

*-*2015_yilinda_balatilan_yeil_yol_calimalari_yore_halkinin_tepkisini_cekmi_jandarma_tepkileri_engellemeye_calimiti

*-*yeil_yol_projesi_yaylalarin_dokusunu_tahrip_etti

*-*yeil_yol_bolge_halkinin_itirazlarina_ragman_tamamlanma_aamasina_geldi

*-*yeil_yol
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 4, 2018

--Alıntı--

"Kim bu sarı yelekliler... Şimdi dursalar bile yeniden tarih sahnesine çıkacaklar"

Yazı: Şeyda Taluk / ODATV 04.12.2018 13:37

//Foturafları netten buldum///sari-yelekliler-aa_16_9_1543953575

*-*sarı-yelekliler-1

*-*sari_yelekliler


Fransa’da yaşayan ya da benim gibi öğrencilik yılları orada geçenler için oldukça sıradan bir durum aslında Sarı Yelekliler’in Paris’te başlayan ve ülkeye yayılmakta olan baş kaldırışları. Tabii bu kez Paris’in orta yerinde, hem de en turistik bölgelerinden birinde olması, herkesin dikkatini birden Sarı Yelekliler’e çekti. İşçi ve öğrenci sendika hareketlerinin güçlü olduğu, bir anda gündelik yaşamı grevlerle, gösterilerle kolaylıkla kaosa çevirebildiği bir ülke Fransa. Karşısında da ona sert müdahale etmeye her an hazır devlet güçleri yani polis. Banliyölerdeki ayaklanmalardan, liselilerin daha özgür bir okul için gerçekleştirdikleri kitlesel boykotlara dek, Fransa belki de dünyanın en güçlü yurttaş girişimlerini bünyesinde yeşerten batı ülkelerinden biri. Nitekim Sarı Yelekliler’in öfkesi karşısında, hükümet geri adım atmaya karar verdi ve akaryakıt zammını askıya alacağını açıkladı.

17 Kasım’da, yakıt fiyatlarının yükselmesini protesto etmek için bisiklet ve benzeri çevre dostu ulaşım araçlarıyla gösterilere başlayan Fransızlar, aslında geçtiğimiz mayıs ayı itibariyle sosyal medyada hoşnutsuzluklarını göstermeye, etkin bir kampanya yapmaya başlamışlardı. Belli bir lideri olmadan çığ gibi büyüyen bu hoşnutsuzluk, ortalığı adeta bir gerilla savaşı atmosferine çeviren Paris Ayaklanması’na dönüştü. Her şey, kamyoncuların, Fransız Devrimi’ne gönderme yaparcasına halkı, 17 Kasım’da Paris’in tüm yollarına barikat kurarak, buraları kapamaya çağıran Facebook etkinlik sayfasıyla başladı. Çağrıya, ülke çapında tahminen 300 bin kişi cevap verdi. Ekolojik nedenlerle, yakıta yüksek vergi koyduğunu açıklayan Emanuel Macron’a yönelik öfke, aslında uzun zamandır var. Sosyal bir devlet olan Fransa, liberalizmin rüzgarlarıyla savrulan Macron’a haddini bildirmeye kararlı. Özellikle kırsal alanda yaşayanlar ve otomobilden başka ulaşım araçları olmayanlar için, akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş yaşam standartlarına yönelik ciddi bir tehdit.

KENDİLERİNİ BÖYLE TANIMLIYORLAR

Uzmanların “sınıflar arası” oluşum olarak tanımladığı Sarı Yelekliler, çoğunluk olarak az eğitimli mavi yakalı orta sınıf. Her ne kadar, hükümet, aşırı sağ ve solcu militanlarla, banliyö serserilerinin protestoların içine sızarak şiddeti olağanlaştırdığını söylese de, “Zenginlerin Cumhurbaşkanı Macron”un ekonomik politikalarına itiraz eden, özellikle de kırsal alanda yaşayan Fransızlardan oluşuyor Sarı Yelekliler. “Sarayda oturanların” asla kendilerini anlamayacağını söyleyen Sarı Yelekliler, sadece yerel sorunlar ve kendi yaşam tarzları için ayaklandıklarını belirtiyorlar. Fransa'da trafikteki araçlarda bulundurulması zorunlu olan sarı yelekleri giydikleri için de kendilerine Sarı Yelekliler deniyor. Peki kim bu Sarı Yelekliler? “Sen, ben, çocuk, işsiz, emekli, öğrenci, genel müdür, kısaca her şeye karşı olan herkes,” diye tanımlıyorlar kendilerini.

Fransız medyasında biçim itibarıyla bu ayaklanmaları Fransız Devrimi’ne ve öncesinde ortaya çıkan ekonomik krize benzeten çok. Sarı Yelelkliler’e “yeni Sans Culottes (Donsuzlar, Baldırı Çıplaklar)” diyenler de azımsanmayacak sayıda. Bilindiği gibi Sans Culottes, Fransız Devrimi’nde önemli rol oynamış işçi ve alt sınıflardan oluşan bir gruptu. “Monarşik Macron’a Karşı Baldırı Çıplaklar.” Fransız Devrimi’ne yapılan atıflar, metaforlar, benzerlikler, Fransızların gündemini fazlasıyla kaplamış durumda. Hatta tartışmalar, Meşhur “Ekmek bulamazsanız pasta yiyin, sözünü Marie Antoinette mi başka bir kraliçe mi söylemişti”ye kadar vardı. Kapitalizmle özdeşlemiş, dünya zenginlerinin ve moda ikonlarının buluşma noktası Champs Elysées’yi adeta bir savaş alanına çeviren Sarı Yelekliler’i, sosyalist politikacılar, Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, Twitter üzerinden sakin olmaya çağırsa da, polisin şiddet kullanması öfkeli kalabalıkları deliye çevirdi. Bu çerçevede, Fransız yönetmen Mathieu Kassovitz’in 1995 yılında yazıp yönettiği “La Haine” (Protesto) filmini seyretmenizi öneririm. Fransa’da 1988 – 1994 yılları arasında göçmenlerin maruz kaldığı polis ve devlet şiddeti nedeniyle banliyölerdeki ayaklanmaları konu alan filmde, Sarı Yelekliler’in öfkesini anlayabileceğiniz birçok ipucu var.

İTİRAZLARINI KORKUSUZCA ORTAYA KOYUYORLAR

Hükümet sözcülerine göre, aşırı şiddet nedeniyle gösterilere katılanların sayısında azalma var ve Sarı Yelekliler’in sonu yakın. Ancak birçok siyaset bilimci, “belki Sarı Yelekliler yok olabilir ancak Macron’a ve düzene yönelik öfke, hoşnutsuzluk daha da artacak.” “Demokrasiyi yanlış anlayanların” yönettiği bir dünyada özellikle gençlerde yükselen bu öfkenin bizi nereye götüreceği belli olmayabilir. Farklı ülkelerde ortaya çıkan benzeri ayaklanma, gösterilerin belli bir ideolojik, politik altyapısı olmayabilir. Ancak sınıflar arası uçurumun giderek açılması, ezilenlerin ciddi itirazlarını da korkusuzca ortaya koymalarına neden oluyor. Önümüzdeki yıllarda da bu itirazın tonunun daha sertleşeceğine kesin gözüyle bakmak mümkün. Sarı Yelekliler’in marşı haline dönüşen, HK ve Les Saltimbanks’ın Vazgeçmeyeceğiz şarkısıyla haykıran kalabalıklar, dünyanın her köşesinde benzer mücadeleleri hatırlatıyor ve bize şöyle sesleniyor:

“Mücadele olduğu sürece, umut da var

Hayat olduğu sürece, dövüş de var

Ve dövüştüğümüz sürece ayakta kalabiliriz

Ayakta kaldığımız sürece, vazgeçmeyiz

Kazanma hiddeti akıyor damarlarımızda,

Ve işte niçin dövüştüğümüzü biliyorsunuz

Ülkümüz, bi rüyadan daha fazlası:

Bambaşka bir dünya, başka seçeneğimiz yok.”


Kaynak: https://odatv.com/simdi-dursalar-bile-yeniden-tarih-sahnesine-cikacaklar-04121840.html


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
gözel gözellllll... (yukarıdaki yazıda adı geçen müzik grubu) Dec 6, 2018

HK & LES SALTIMBANKS "On Lâche Rien" (English subtitles) -> https://www.youtube.com/watch?v=gE6jAegQzmI

HK & LES SALTIMBANKS "On Lâche Rien" (English subtitles) -> https://www.youtube.com/watch?v=gE6jAegQzmI

HK & LES SALTIMBANKS "On Lâche Rien" (English subtitles
... See more
HK & LES SALTIMBANKS "On Lâche Rien" (English subtitles) -> https://www.youtube.com/watch?v=gE6jAegQzmI

HK & LES SALTIMBANKS "On Lâche Rien" (English subtitles) -> https://www.youtube.com/watch?v=gE6jAegQzmI

HK & LES SALTIMBANKS "On Lâche Rien" (English subtitles) -> https://www.youtube.com/watch?v=gE6jAegQzmI


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--

"Ve zafer Sarı Yeleklilerin"


Odatv / 06.12.2018 02:09

Fransız basının Elysee kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre, daha önce 6 aylığına askıya alınan akaryakıt zamları gelecek yıl için tamamen iptal edildi...

Başbakan Edouard Philippe, bugün Ulusal Meclis'te yaptığı konuşmada, akaryakıt zamlarının alım gücüyle ilgili iyi bir çözüm bulunamaması durumunda iptal edebileceklerini belirtmişti.

Philippe, dün de akaryakıtın yanı sıra elektrik ve gaz zamlarını da 6 aylığına askıya alındığını duyurmuştu.

Fransa'da akaryakıt zamlarına ve ekonomik şartların kötüleşmesine tepki olarak 17 Kasım'da başlayan sarı yeleklilerin eylemleri, ülkede son yılların en şiddetli protestosuna dönüştü.

Genellikle şehir merkezlerindeki yüksek kiralar nedeniyle kırsal bölgelere yerleşenlerden oluşan göstericiler, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan akaryakıt vergilerini düşürmesini ve ekonomik koşulların iyileştirilmesini talep ediyor.

Sputnik’in haberine göre Başkent Paris'in Champs-Elysees Caddesi çevresinde 1 Aralık'ta düzenlenen, binlerce kişinin katıldığı gösteride polisin eylemcilere sert müdahalesi, sokaklarda araçların ve çöp bidonlarının yakılması, iş yerlerinin yağmalanması, sık aralıklarla ses bombalarının patlatılması ve alevlerin yükselmesi, kenti 'kaosa' sürüklemişti.

Champs-Elysees çevresindeki birçok restoran, kafe ve mağaza, protestolar nedeniyle kepenk indirmiş ve çevrede de 3 ila 4 milyon avroluk hasar oluşmuştu. Ülkenin birçok kentindeki gösterilerde de caddeler ve yollar kapatılmıştı.

Gösterilerin başından bu yana çıkan olaylarda 3 kişi hayatını kaybetmiş, 222'si güvenlik görevlisi bin 43 kişi yaralanmış ve bin 424 kişi gözaltına alınmıştı.

Kaynak: https://odatv.com/ve-zafer-sari-yeleklilerin-06121811.html



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄

--Alıntı--


"Fransa teyakkuzda: Hepsini kapatın!"


Hürriyet 06.12.2018 - 19:16, Son Güncelleme: 06.12.2018 - 19:57

*-*5c094bb8c03c0e22f82de33f


Fransa polisi Paris'in en ünlü caddesi Champs-Elysees'deki mağazaları 'Sarı yelekliler'in cumartesi düzenleyeceği gösteriden dolayı kepenk indirmeye çağırdı. Fransa Başbakanı protestolar için 65 bin polisin görev yapacağını belirtti. Fransa'daki sol partiler meclise gensoru vereceğini duyururken Macron'a destek 18'lere geriledi.

Fransa polisi Paris'in Champs-Elysees caddesindeki dükkanlara çağrı yaptı. Polis 'Sarı yelekliler'in cumartesi düzenleyeceği gösteriden dolayı dükkanları kapatmaya çağırdı.

65 BİN POLİS GÖREV YAPACAK

Fransa Başbakanı Edouard Philippe, "sarı yelekliler"in akaryakıt zamlarının düşürülmesi ve ekonomik koşulların iyileştirilmesi için ülke genelinde cumartesi düzenleyecekleri gösterilerde 65 bin polisin görev yapacağını açıkladı.

Philippe, Senato'da yaptığı konuşmada, cumartesi ülke genelinde "sarı yeleklilerin" düzenleyeceği gösterilerde yoğun güvenlik önlemlerin alınacağını, bu kapsamda 65 bin polisin görevli olacağını duyurdu.

Hükümetin her zaman gösteri özgürlüğüne saygı duyduğunu ancak gösterilerde şiddet olayları çıkaranların cezalandırılacağını ifade eden Philippe, İçişleri Bakanı Christophe Castaner'in "sarı yeleklilere" gösteri yapmamaları çağrısının eylemlerde çıkan şiddet olaylarından kaynaklandığının altını çizdi.

Castaner, önceki gün "sarı yeleklilerden" yeni bir gösteri düzenlememelerini istemişti.

GENSORU VERİLECEK

Fransa'daki sol partiler, sarı yeleklilerin akaryakıt zamlarının düşürülmesi ve ekonomik koşulların iyileştirilmesi amacıyla düzenledikleri protestolar hakkında pazartesi günü Ulusal Meclis'e gensoru önergesi sunacaklarını açıkladı.

Fransız hükümetini protestolarla ilgili süreci iyi yönetememekle suçlayan Sosyalist Parti (PS), aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa hareketi (LFI) ve Fransa Komünist Partisi (PCF), bu gösteriler hakkında pazartesi Ulusal Meclis'e gensoru önergesi sunacaklarını belirtti.

PS Genel Sekreteri Olivier Faure, yaptığı açıklamada, pazartesi günü meclise sunacakları gensoru önergesiyle hükümete bu sorunun farklı yöntemlerle çözülebileceğini göstermek istediklerini belirtti.

LFI'li milletvekili Ugo Bernalicis, hükümetin bu sorunu yönetemediğini, bu nedenle bir çözüm bulabilmek için gensoru önergesini meclise sunacaklarını kaydetti.

Söz konusu gensoru önergesinin Ulusal Meclis'te görüşülebilmesi için 58 milletvekilinin imzası gerekiyor.

DESTEĞİ ERİDİ

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a olan halk desteği, son bir ayda 3 puan azalarak yüzde 18'e düştü.

Fransa'da "sarı yelekliler" hareketi, Cumhurbaşkanı Macron'ın imajına zarar veriyor. Araştırma şirketi Yougov'un CNews ve The Huffpost için yaptığı ankete göre, akaryakıt zammına tepki olarak başlayıp Macron yönetimine öfkeye dönüşen protestolar sırasında Cumhurbaşkanının imajı ciddi zarar gördü.

28-29 Kasım'da bin 6 kişinin katılımıyla yapılan anket, bir önceki ay yüzde 21 düzeyinde olan Macron'a halk desteğinin gösteriler sırasında 3 puan düşerek yüzde 18 ile "en düşük halk desteği" seviyesine gerilediğini gösterdi. Macron son 2 ayda 7 puan kaybetti.

Macron'un yanı sıra Başbakan Edouard Philippe de halk desteği konusunda puan kaybına uğradı. Philippe'e olan destek de son bir ayda 6 puan düşüşle yüzde 21'e geriledi.

PROTESTOLAR

Fransa'da akaryakıt zamlarına ve ekonomik şartların kötüleşmesine tepki olarak 17 Kasım'da başlayan sarı yeleklilerin eylemleri, ülkede son yılların en şiddetli protestosuna dönüştü.

Genellikle şehir merkezlerindeki yüksek kiralar nedeniyle kırsal bölgelere yerleşenlerden oluşan göstericiler, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan akaryakıt vergilerini düşürmesini ve ekonomik koşulların iyileştirilmesini talep ediyor.?

Başkent Paris'in Champs-Elysees Caddesi çevresinde 1 Aralık'ta düzenlenen, binlerce kişinin katıldığı gösteride polisin eylemcilere sert müdahalesi, sokaklarda araçların ve çöp bidonlarının yakılması, iş yerlerinin yağmalanması, sık aralıklarla ses bombalarının patlatılması ve alevlerin yükselmesi, kenti "kaosa" sürüklemişti.

Champs-Elysees çevresindeki birçok restoran, kafe ve mağaza, protestolar nedeniyle kepenk indirmiş ve çevrede de 3 ila 4 milyon avroluk hasar oluşmuştu. Ülkenin birçok kentindeki gösterilerde de caddeler ve yollar kapatılmıştı.

Gösterilerin başından bu yana çıkan olaylarda 3 kişi hayatını kaybetmiş, 222'si güvenlik görevlisi bin 43 kişi yaralanmış ve bin 424 kişi gözaltına alınmıştı.
"Sarı yeleklilerin" protesto ettiği akaryakıt zamlarının 2019 yılı için iptal edildiği açıklanmıştı.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/fransa-teyakkuzda-hepsini-kapatin-41043429



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


"Akılalmaz olay! Yapay zeka 24 çalışanı hastanelik etti"


06.12.2018 23:20 | Son Güncelleme:06.12.2018-23:47 AA


*-*akilalmaz-olay-yapay-zeka-24-kisiyi-calisani-hastanelik-etti-12893411


Amerikan e-ticaret devi Amazon'un, New Jersey eyaletindeki deposunda yapay zekalı bir robotun yanlışlıkla ayı uzaklaştırma spreyini kırması sonucu 24 çalışan hastaneye kaldırıldı.

Amerikan basınında yer alan haberlere göre, Amazon'un, New Jersey'in Robbinsville bölgesinde bulunan deposunda kullanılan bir yapay zekalı robot, dün ayı kovucu bir spreyi yanlışlıkla kırdı.

Kırılan spreyden çıkan gazdan etkilenen çalışanlardan 30'u olay yerinde tedavi edilirken, 24'ü de çevredeki hastanelere kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan çalışanlardan birinin durumunun ağır olduğu iddia edildi.

Amazon'dan konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "Bir spreyin kırılması sonucu oluşan gazdan etkilenen ve hastaneye kaldırılan çalışanlarımızın hepsinin 24 saat içinde taburcu edilmesi bekleniyor. Çalışanlarımızın güvenliği her zaman önceliğimiz olmuştur. Konuyla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatıldı." ifadelerine yer verildi.

2016 verilerine göre, Amazon'un yüksek robot teknolojisinin kullanıldığı 20 ürün ayrıştırma ve 125 sipariş hazırlama merkezi bulunuyor.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/akilalmaz-olay-yapay-zeka-24-dunya-2790926/


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


"Bear repellent accidentally discharges in Amazon warehouse, sickening dozens of workers"

By Lindsey Bever December 5

*-*5KD7LUXXFEI6RBSCZFYYUJLMXU


Dozens of employees at a sprawling Amazon.com warehouse in New Jersey have been sickened after an aerosol can containing bear repellent was punctured, dispersing fumes into the air, an official said.

About 80 workers reported trouble breathing Wednesday morning after a 9 oz. can of bear repellent was accidentally hit by an “automated machine” inside the 1.3 million-square-foot facility in Robbinsville Township, near Trenton, Robbinsville spokesman John Nalbone told The Washington Post. Nalbone said 24 of the workers were transported to hospitals in the area, one of whom was listed in critical condition. The conditions of the other patients were not immediately known.

Amazon said workers are being evaluated and sent to hospitals as needed.

“Today at our Robbinsville fulfillment center, a damaged aerosol can dispensed strong fumes in a contained area of the facility,” Rachael Lighty, a spokeswoman for the company, said in a statement to The Washington Post. “The safety of our employees is our top priority, and as such, all employees in that area have been relocated to a safe place and employees experiencing symptoms are being treated on-site. As a precaution, some employees have been transported to local hospitals for evaluation and treatment. We appreciate the swift response of our local responders.”

(Amazon.com chief executive Jeffrey P. Bezos owns The Washington Post.)


Robbinsville Fire
@IAFFLocal3786
Robbinsville Fire Dept on scene at Amazon Warehouse on New Canton Way investigating “fumes” that have several employees complaining of illness. Fire Dept is attempting to isolate the source. EMTs are triaging multiple patients. 7 ambulances and a medic currently assigned

Nalbone, with Robbinsville Township, said someone called 911 about 8:50 a.m., reporting that the can of bear repellent had discharged on the third floor of the south wing of the warehouse.

He said that the warehouse was not evacuated but that the area where the can discharged was cleared.

Bear pepper spray is a nonlethal repellent that causes a bear’s mucous membranes to swell, making it hard for the animal to see or breathe, giving its victim an opportunity to flee, according to the Get Bear Smart Society.

It has a similar effect on humans.

Nalbone said the repellent contained capsaicin, a chile pepper extract from the pepper plant capsicum. According to an explainer from the National Park Service’s Bear Management Office, the ingredients are “an extreme irritant of the skin, eyes, nose, throat, and lungs of bears, humans, and other mammals” and have been known to accidentally harm visitors at national parks.

According to the explainer, which was released by Yellowstone National Park, symptoms usually subside within 45 minutes, but people who have been exposed should be closely monitored.

It’s still not clear how the incident occurred at the Amazon warehouse. The company said it is investigating.

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/business/2018/12/05/dozens-amazon-workers-sickened-after-bear-repellent-accidentally-discharged-warehouse/?noredirect=on&utm_term=.ba755bcef71d


[Edited at 2018-12-06 23:16 GMT]
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 7, 2018

--Alıntı--


Yavuz Dizdar’ın “doktorlara çok güvenmeyin” sözündeki hata ne



Yazı: Ahmet Koyuncu / Odatv.com 07.12.2018 23:07


Odatv’de Yavuz Dizdar’ın "hasta olursanız doktorlara çok güvenmeyin" adlı haberi yayınlandı. Bu yazının tıp dünyasında çok ses getirmesi olasıdır. Gelin, bu yazıdaki açıklamaları tartışalım...

Odatv’de Yavuz Dizdar’ın "hasta olursanız doktorlar
... See more
--Alıntı--


Yavuz Dizdar’ın “doktorlara çok güvenmeyin” sözündeki hata ne



Yazı: Ahmet Koyuncu / Odatv.com 07.12.2018 23:07


Odatv’de Yavuz Dizdar’ın "hasta olursanız doktorlara çok güvenmeyin" adlı haberi yayınlandı. Bu yazının tıp dünyasında çok ses getirmesi olasıdır. Gelin, bu yazıdaki açıklamaları tartışalım...

Odatv’de Yavuz Dizdar’ın "hasta olursanız doktorlara çok güvenmeyin" adlı haberi yayınlandı. Bu yazının tıp dünyasında çok ses getirmesi olasıdır. Gelin, bu yazıdaki açıklamaları tartışalım.

Yavuz Dizdar’ı, daha doğrusu Yavuz Ağabey’i Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji kliniğinden tanırım. Ben asistan iken, o uzmandı. Sonrasında ben onkolojiyi yapamamış ve ayrılmıştım. Yavuz Ağabey ise çalışkan, idealist ve entelektüel özellikleri olan bir ağabeyimizdi. Para ve pulla da pek işi olmazdı. Ezber bozan konuşmalarına ise sıkça şahit olmuşumdur.

Bugün ise meslektaşları için ‘önemli bölümü vicdanını kaybetmiş, bir kısmı daha fırsat bulursa kaybedecek’ dedi. Bir tıp profesörü olan Yavuz Ağabey’in açıklamaları ne kadar haklı ya da haksız? Acaba bu açıklamalar yapılırken, bir grup hekim tenzih edilmeli miydi?

DEVLETİ AYAKTA TUTAN İDEALİSTLER UNUTULMUŞ

Önce rakamlarla başlayalım. Bu yıl tıp bayramında Türk Sağlık-Sen açıkladı. 144 bin doktorun, 86 bini Sağlık Bakanlığı’nda çalışıyor. Vicdanını kaybetti ifadesi bu kişiler için mi kullanıldı? Çünkü doktorların ‘önemli kısmı’ devlette… Bu doktorlar günde 50 ila 150 arasında hasta görüyorlar. Anadolu’nun ilçelerinde ve illerinde, büyükşehirlerin varoşlarında bile insanların sağlık hizmetine yetmeye çalışıyorlar.

Ülkemizin görünmez kahramanı olan bu doktorların koşullarına itiraz şansı da yok. Çünkü itiraz ettiğinde siyasetin atadığı başhekim onları sürdürüyor. Küfür ve hakarete uğramadıkları gün yok. Hatta saldırıya uğrayanlar ve yoğun bakımlık olanlar… Özelde ise SGK, sadece patronlarla anlaşma yaptığı için, haksız rekabet koşulları altında ezilmiş durumdalar.

Akademi ise son 20 yılda çok ciddi kan kaybetmiştir. Buna rağmen, hala üniversite hastanelerinde meslek onurunu kaybetmemek ve o üniversiteyi ayakta tutmak için savaş veren idealistleri de unutmamak gereklidir. Bu gün Yavuz Ağabey’in kendi kliniğinde bile Prof. Dr. Rasim Öztekin, Prof. Dr. Ahmet Karadeniz, Prof. Dr. Emin Darendeliler ve adını sayamadığım pek çok değerli akademisyenleri görürsünüz.

İşte bu nedenle ‘önemli bir bölümü’ açıklaması bu insanlara ve devlette onur mücadelesi veren on binlerce hekime haksızlıktır, diye düşünüyorum. Yavuz Ağabey, medyatik olmanın omnipotansını bir kenara bırakıp, mesleğini layıkıyla yapmaya çalışan meslektaşlarını hasta karşısında zora düşürecek bu açıklamalarını düzeltmelidir.

YAZIDA ÖZEL SEKTÖR VURGULANMALIYDI

Ama şunu deseydi, mantık zeminine oturabilirdi. Özelde, marka hastanelerde çalışanlara ya da muayenehanesi olanlara dikkat edin… İşte bu cümle daha rahat tartışılabilirdi. Nişantaşı, Bağdat Caddesi ortamı malum… Bunlar konuşulabilirdi.

Hatta Acıbadem gibi marka hastaneler konuşulabilirdi. Hastanın gözünü boyayarak daha yüksek ücretler almak ne kadar etik, diye… ‘Eksiksin ve eziksin. Benden beş yıldızlı hizmet aldığında bu eksikliğin düzelecek ve kendini varoş ve ezik hissetmeyeceksin’ mesajı veren marka hastanelerin düzeni… Keşke Yavuz Ağabey bunları açıkça söyleseydi.

Diğer yandan, eğitim titri olan doçentliğin ve profesörlüğün ticarette kullanılması konusunda ise haklıdır. Akademinin koktuğu konusunda da haklıdır. Ama Yavuz Ağabey’e şunu da sormadan edemem.

Ülkemizde sadece hekim mi koktu? Tüm okumuşlar kokmadı mı? Hatırlayın. 1980’lere gelinirken okumuşların kazandığı para ve itibarı yerle bir edilmemiş miydi? Öğretmenler için ‘kravat bile alamıyor’ diye konuşuluyordu. Özal geldi, ‘benim memurum işini bilir’ dedi. Sonrasında yaprak dökümü başlamadı mı?

Memurlar rüşvet aldı. Öğretmenler öğrencisine ders vermek zorunda kaldı. Doktorlar ise muayenehane açtı. Zaman içerisinde bir kısmımız, esnaftan daha esnaf oldu. Bu süreç yaşanırken, okumuşları parasızlıkla ve itibarsızlıkla terbiye eden ve dejenere hale getirerek rayından çıkartan neo-liberal sistemin hiç mi suçu yoktu?

Bu ülke etiksiz çalışanlar kadar, meslek etiğinden ayrılmayan on binlere de şahit oldu. Bu gün gelinen noktada ise patron çıldırdı. Meslektaşlarımızın bir kısmı deyim yerindeyse, şirazeden çıktı. Hekimler, medya ve sosyal medya artisti oldular. Yavuz Ağabey’imizin işaret ettiği bu kesim ise, bunu daha net bir şekilde işaret ederek yapmalıydı. Herkesi zan altında bırakmamalıydı.

BUGÜN TIBBIN GELDİĞİ NOKTA

Ayrıca bu gün tıbbın geldiği nokta konusunda da haklıdır. Gerçekten de nereye gidiyoruz? İşte bu çok ciddi bir konudur. Hatta Sn. Soner Yalçın da ‘şüphe hastalığı’ adlı yazıda bu konuya dikkat çekmişti. Bu gün etik çalışan hekimler de ‘korkutarak hastalık satan, her süreci ilaç ile çözmeye çalışan kişiler haline gelmekten’ endişelidirler.

Çünkü geliştirilen tedaviler ile ilaç sektörünün birbirine göbekten bağlı olması ve hekimlerin de bu sürecin bir parçası haline gelmesi, insanların zihninde nereye gidiyoruz sorusuna ve doktorlara karşı güvensizliğe yol açtığı malumdur. Kolesterol, hipertansiyon, diyabet gibi hastalıklar başta olmak üzere birçok konuda tartışmalar sürüyor.

Örneğin hipertansiyonu 10 birim aşağı çektiğinde pazarı % 40 artan bir sağlık ve ilaç sektörü karşımıza çıkıyor. Artık bilgiden ilaca değil, genellikle ilaçtan bilgiye ulaşan bir tıp dünyası önümüze çıkıyor. Trilyon dolarlık ilaç sanayi, bilimsel çalışmaları destekliyorlar, hatta o tedavileri uygulayan doktorları kongrelere götürüyorlar.

En son, Mayıs ayında American Psychiatric Association’a katılmıştım (kendi imkanlarımla). Orada bazı saygı duyduğum bilim insanlarının ilaç firmalarının posterleri başında kendilerini paraladıklarını gördüğümde hayal kırıklığı yaşamıştım. Psikiyatriye yön veren isimlerin ilaç firmaları ile yakın ilişkileri ise içler acısıydı. Bizim otorite olarak gördüğümüz bilim insanları, ilaç çalışmalarını yürütüyor ve milyon dolarlarla ifade edilen kazançlar elde ediyorlardı.

Onların çalışmaları ile FDA onayı alınıyor. Sonrasında ağzı iyi laf yapan, doktorlarla iyi ilişkiler kurabilen ilaç mümessilleri ile bu tanıtımlar yapılıyordu. Hatta bu firmalar, büyük otellerde ünlü sanatçıların şarkıları eşliğinde, doktorlara akşam yemeği eşliğinde lansmanlarını yapıyorlardı. Yemekler, kongreler, hatta eskiden kadın ayarlayanlar bile vardı.

Sonuç olarak, ‘vicdan hayat kurtarır’ diyen Yavuz Ağabeyime, ben de ‘vicdan’ diyorum. Her şeyi ve her değeri bir değirmen gibi öğüten ve paraya çeviren neo-liberal sistem var. Bu kapital sahiplerinin emrinde üniversiteler ve on binlerce etik dışı çalışan bilim insanı var.

Medyasından ve sosyal medyasından verdiği mesajları (çoğunlukla bilinçdışı) ile insanları yönlendiren ve bir tüketim hayvanına çeviren bir sistem… İnsanların ezikliği üzerinden büyük paralar kazanan marka hastaneler düzeni… Doktorların bir kısmı ise isteyerek ya da istemeyerek bu sistemin parçası olmuşlar, çarkları döndürüyorlar.

İşte bu nedenle bu yazıda meslek etiğini kaybetmiş olan ve hekimliğin ticaretini yapan meslektaşlarımızın altı daha net ifadelerle çizilmeliydi. Hala direnen idealistler ve devlette çalışan cefakar doktorlar tenzi edilmeliydi, diye düşünüyorum.

Hatta Yavuz Ağabey, televizyonlarda organik yumurtalardan bahseder. Yumurtadan bahseden bir insanın, ‘kırık yumurtalarla, sağlam olanların aynı sepete konulmayacağını’ da bilmesi gerekmez mi?

Yavuz Ağabey’in affına sığınarak, bu yazının bir düzeltmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Kaynak: https://odatv.com/yavuz-dizdarin-doktorlara-cok-guvenmeyin-sozundeki-hata-ne-07121832.html



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


"Hasta olursanız doktorlara çok güvenmeyin"


*-*hasta-olursaniz-doktorlara-cok-guvenmeyin-29111854_l2

Odatv.com 29.11.2018 10:53

Yavuz Dizdar, "Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Önemli bölümü vicdanını kaybetmiş, bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek" dedi.
"Hasta olursanız doktorlara çok güvenmeyin"


Onkolog Dr. Yavuz Dizdar yeni kitabı “Vicdan Hayat Kurtarır”a özel açıklamalar yaptı. Kitapta sistemin çıkmazlarına yer verdiğini ve tıbbı ciddi şekilde eleştirdiğini söyleyen Dizdar, "Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Önemli bölümü vicdanını kaybetmiş, bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek" dedi.

Verdiği röportajlar sonrası yaşadıklarını hikayeleştirme fikri doğduğunu ve kitabın öyle ortaya çıktığını ifade eden İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Onkolog Dr. Yavuz Dizdar, yeni kitabı 'Vicdan Hayat Kurtarır”ı anlattı.

"HASTA OLURSANIZ DA TIBBA ÇOK FAZLA GÜVENMEYİN"

Kitabın 3 ayda yazıldığını ve gençler için yaşam kılavuzu olduğunu vurgulayan Dr. Dizdar, "Kitapta, özellikle gençlerin geleceği dert edinildi ve gençlere önemli mesajlar veriyorum. Hasta olmayın ama hasta olursanız da tıbba çok fazla güvenmeyin. Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Kitapta tıbba ciddi eleştiri var ve bir zahmet üstlerine alınsınlar. İsim verilmese de birlikte çalıştığımız meslektaşlarımız var. Ama alınmaları lazım çünkü bu iş ticarete çevrildiği vakit tıbbın geleceğini bekleyemeyiz. Bu çocukları nasıl eğiteceğiz. Doktor saat 11 veya 12'de işten çıkarak hatta bazen hiç gelmeksizin piyasada olmak istiyor. Mesleğin esaslarını çocuklar kimden öğrenecek?" diye konuştu.

"DOKTORLARA VİCDANLARINI BİR DAHA HATIRLATMAK GEREKİYOR"

Doktorların büyük çoğunluğu olmasa bile önemli bölümünün vicdanını kaybettiğini söyleyen Dr. Dizdar, "Bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek, kesinlikle göz ardı edebilirler. 1900'lü yılların başında İstanbul'a gelen yabancı bir doktor Beyoğlu'nda muayene açtığında haftada 1 gün ücretsiz hasta bakıyordu. Ben burada kendi meslektaşlarıma haftada 1 gün hastaya ücretsiz bakmayı kabul ettiremedim. Ameliyat değil, alt tarafı muayeneden bahsediyoruz. Tıp kendi misyonundan bu kadar sapmış ve ticarete dönüşmüşse eğer doktorlara vicdanlarını bir daha hatırlatmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"TIP DEĞİL TEKNOLOJİ GELİŞMİŞ"

Hasta ve hasta adaylarına uyarılarda bulunan Dr. Dizdar, "Bizim sektörün temsilcileri 80 yıldır yatmış, teknoloji gelişmiş. Gelişen teknoloji, tıp değil. Bunu hasta ve hasta adayları çok iyi bilsin. Yeni birkaç ilaç ama bol miktarda görüntüleme, Ultrason, MR,PET gelişmiş ve kendilerine pazar arıyorlar. Dolayısıyla hastalar tıp için artık pazar özelliği taşıyor. Okuyucular işte kitapta bunların ne halde olduğunu, nasıl bu noktaya gelindiğini bulacak. Bu noktada çıkış için bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark edeceksiniz. Okuyucular kitapta bunu fark etse yeterli" dedi.

"TOPLUMUN VİCDANINDA KÜNTLEŞME VAR"

Kitapla toplumda farkındalığı artırmayı amaçladığını belirten Dr. Dizdar, "Toplumun vicdanında küntleşme olduğunu söyleyebilirim. Yani bir şeyleri göz ardı edebiliyor. Örneğin, tavukta mesela, 'ışık görmeden büyüyen 40 günlük hayvandır, aslında bebektir' dediğinizde işi anlamış olan arkadaşlar 'ızgara tavuk istiyorum' diyebiliyor. Bunu dememeyi öğrendiğimiz zaman çağ döner. Çünkü artık bu sıkışmış pozisyondur. Mallar ve canlar bu kadar ucuzlamışken birkaç kişi bir hareket başlatırsa ve sürekli tüketime sevk eden sistemi hayatlarından kısmen de olsa çıkartabilirlerse bütün ayaklar yere bir daha basacaktır. Dünyanın şekli bir daha böyle olmayacak, kitaptaki amaç bu farkındalığın sağlanmasıdır.Vicdan hayat kurtarır mı?Evet kurtarır" diye konuştu.

"2050'DE 2 KİŞİDEN BİRİ OTİSTİK HALE GELİRSE TOPLUM TÜKENİR"

Toplumda şu anda ekran bağımlılığının hızla artmasıyla yarı otistik bir tablonun olduğunu aktaran Dr. Dizdar, "Otizmle ilgilenen derneklerden hastalığın artışıyla ilgili verilere baktığımız zaman hastalık yukarı doğru çıkıyor. Böyle devam ettiği sürece otizmli insan sayısı toplum içinde yükselecek. Aslında şu anda yarı otistik bir tablo olmadığını söyleyemem. O nedir? Ekran bağımlılığı. Gençlerde bol miktarda var. Devamlı hareket halindeler, yerinde duramıyorlar ama sürekli telefon ekranına bakıyor, bu da bir cins otizmdir. 2050'de 2 kişiden biri otistik hale gelirse o toplum teorik olarak tükenir, bitmiş demektir" ifadelerini kullandı.

"GENÇLERİN ÖZELLİKLE OKUMASINI İSTİYORUM... OKUMA ALIŞKANLIĞI YOK"

Kitabın yaşama dair bakış açısını yansıttığını söyleyen Dr. Dizdar, "Vicdan herkesin içinde bir miktar verilmiş olan ama bizim görmezden geldiğimiz, üstünü örtebildiğimiz cevher. Örtüyü açarsanız ışıldamaya başlıyor, kapatırsanız o zaman duyarsızlaşıyorsunuz. Gençlerin o yüzden özellikle okumalarını istiyorum, okuma alışkanlığı yok. Kitap, okuma alışkanlığına başlatmak için de bir proje. Dip notlarla bugünkü gençlerin tanıma ihtimali düşük olan Kemal Sunal, Adile Naşit'i tekrar hatırlatmaya çalıştık. Okurlarsa ne demek istediğimizi anlayacaklar. Gençlerin fabrika ayarlarına dönmelerini istiyoruz yoksa format atmamız gerekecek" dedi.

"KİTABI OKUYAN GENÇLER ÜNİVERSİTE OKUSALAR BİLE İŞLERİ OLMAYACAĞINI BİLECEK"

Eğer kitabın içinde anlatılanlar yaşanacak olursa gençlik için sıkıntıların ortaya çıkacağını vurgulayan Dr. Dizdar, "Her şey ucuzladı ama iş yok. Gençlerin içerisinde deli kan var. Konum istiyor, onurlandırılmak istiyor. Bir yerde çalışmak istiyor ama siz bunlara iş bulamıyorsunuz çünkü sistem ucuzladı. Gençler kitapta bu hikayenin bugünlere nasıl geldiğini bulacaklar. Çünkü bu durum yeni değil 30 yıllık bir hikaye. Mesela, gençler istedikleri kadar üniversite bitirsinler işleri olmayacağını bilecek" diye konuştu.

Dr. Yavuz Dizdar, kitabın devamının geleceğini bunun yanı sıra bilimsel gelişmeleri de roman formatında yazacağını söyledi.

Kaynak: https://odatv.com/hasta-olursaniz-doktorlara-cok-guvenmeyin-29111854.html
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 10, 2018

--Alıntı--

"Macron vaatlerini açıkladı"


//Foturafı netten şiyaptım///7017

Odatv 10.12.2018 22:21

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Sarı Yeleklilere ilişkin açıklama yaptı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 'Sarı Yelekliler'le görüşmesinden sonra, "Derin bir devlet reformuna ihtiyacımız var. Ekonomik ve sosyal bir olağanüstü hal ilan edeceğim. En düşük maaş 2 bin Euro olacak, özel sektör de çalışanlara zam yapsın" dedi.

Macron'un açıklamalarından satırbaşları şöyle:

"Ülkede derin ve haklı bir öfke mevcut. Bu da son 40 yıllık siyasi adımlar sorgulanmakta. Kırsal alanda yaşayan kişilere kamusal hizmetlerin yetersiz olduğu bir ortamda kendilerini mutlu hissetmeleri olası değil. Bu sorunu 18 ay içinde çözemediğimizin farkındayım. Sorumluluğu üzerime alıyorum.

Bu krizden çıkmanın birlikte yolunu bulabiliriz. Bizim misyonunum budur. Tarihte hep böyle olmuştur, tarihte yapılmayanı yapmaktır. Kanunlarına saygı göstermeyen ya da anlaşmanın ötesinde krize sürüklenen bir Fransa görmek istemiyoruz.

Ülkede ekonomik ve sosyal bir olağanüstü hal ilan edeceğim. Seçilirken verdiğim sözü unutmadım, çocuklarımızın iyi eğitim almaları ve mezun oluş iş bulmalarını, maaşınızla iyi geçinebileceğiniz bir Fransa istiyorum. Ocak’tan itibaren bir zam yapılacak ve fazla mesai ödemeleri konusunda bir söz verdim. İşverenlerden yılsonu primi vermelerini talep ediyorum. Bunun dışında 2000 Euro’dan az maaş alanlar için ayrı bir zam yapılacak. Büyük firmalarımızın bize destek olması gerekiyor. Bu konuda önemli kararlar vereceğim, VARLIK Vegisi’nde ‘U’ dönüşü yapmamı bekleyenle olduğunu biliyorum. Ama 4 yıllık bir sorun var. Bu konuda geri adım atamayız.

Fransa'da çalışanlar vergi ödemeliler. Derin bir devlet reformuna ihtiyacımız var. İşsizliği ortadan kaldırmamız gerekiyor bunu adil kurallarla yapmamız gerekmekte. Daha büyük bir müzakere tabanına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

Derin bir devlet reformuna ihtiyacımız var. İşsizliği ortadan kaldırmamız gerekiyor bunu adil kurallarla yapmamız gerekmekte. Daha büyük bir müzakere tabanına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

Partilerden bağımsız olarak anlaşma ortamının ortaya konması gerekiyor. Daha iyi yaşam şartlarının ortaya konması gerekmekte. Ülkenin onlarca yıldır çok merkez şekilde yöneltildiğini görüyoruz. Kamu hizmetlerinin ülke çapındaki dağılımını inceleyeceğiz. Mümkün olduğunda daha fazla fikir almak ve bunları ulusun günlük yaşantısına entegre etmek istiyorum. Her şeyin ötesinde bölgesel olarak ulusal bir diyalog için bölge bölge dolaşarak insanlarla görüşeceğiz. Diyalogla, saygıyla ve kararlılıkla başarılı olacağız. Benim tek düşündüğüm sizlersiniz, tek mücadelemiz Fransa içindir. Yaşasın Fransa!"

Kaynak: https://odatv.com/macron-vaatlerini-acikladi-10121826.html


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--

"Son dakika... Macron'dan flaş açıklamalar: Ekonomik ve sosyal bir olağanüstü hal ilan edeceğim"


AA 10.12.2018 - 22:07, Son Güncelleme: 10.12.2018 - 23:40


Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Sarı Yelekliler protestoları ile başlayan olaylarla ilgili açıklamalarda bulundu. Macron, şirketlere ek vergi yükü getirmeden asgari ücrete 2019'da aylık 100 avro zam yapılacağını açıkladı.

Macron, Elysee Sarayı'ndan halka seslenerek sarı yeleklilerin protestolarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Gösterilerdeki şiddet olaylarını hiçbir şekilde affedemeyeceğini ifade eden Macron, hiçbir öfkenin polise yönelik şiddeti haklı göstermeyeceğini, sükunetin hakim olması gerektiğini söyledi.

Macron, halkın öfkeli olduğunu unutmadığını, bu öfkenin akaryakıt zamlarıyla başladığını ve daha derin olduğunu belirtti. Ekonomik ve sosyal olağanüstü hal ilan ettiğini Macron, ay sonunu zor getiren, çetin ekonomik koşullarda yaşayanların farkında olduğunu vurguladı. Macron, son 40 yılın yanlışlarının ortaya çıktığını, bu durumu düzeltmek için göreve geldiğinden bu yana çalışmalar yaptığını ve tüm sorumlulukları aldığını kaydederek yeni çözüm yolu bulabileceklerine inandığını ifade etti.

Yeni bir Fransa inşa etmek istediğinin altını çizen Macron, şirketlere ek vergi yükü getirmeden asgari ücrete 2019 itibarıyla aylık 100 avro zam yapılacağını açıkladı.

MECLİSE SUNULACAK

Yapabilen işverenlerin çalışanlarına yıl sonunda prim ödemesini istediğini ifade eden Macron, bu durumda işverenlerden ek vergi istenmeyeceğini belirtti.
Macron ayrıca 2019 yılı itibarıyla fazla mesai ücretlerinden vergi alınmayacağını duyurdu.

2 bin avronun altındaki emeklilik maaşlarından artık kesinti yapılmayacağını belirten Macron, bu kararların yarın Başbakan Edouard Philippe tarafından Ulusal Meclis'e sunulacağını söyledi.

Macron, hükümetin ve Ulusal Meclis'in vergi kaçakçılığıyla ilgili de çalışmalar yapacağını ifade ederek adaletsizliğin bu şekilde giderilebileceğini vurguladı.
Toplum için sorun teşkil eden konuların tartışılmasını istediğini belirten Macron, devletin işleyişi ve kamu kurumlarıyla ilgili de çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Göçmen meselesinin de gündeme getirilmesinin önemine işaret eden Macron, sorunları görüşmek üzere ülkedeki tüm belediye başkanlarını ziyaret edeceğini dile getirdi.

Macron, ülkenin tarihi anlarından birini yaşadığını belirterek tüm çabasının halkı için olduğunu söyledi.

PROTESTOLARIN NEDENİ

Fransa'da akaryakıt zamlarına ve ekonomik şartların kötüleşmesine tepki olarak 17 Kasım'da başlayan ancak daha sonra Macron yönetimine yönelik öfkeye dönüşen "sarı yeleklilerin" eylemleri, ülkede son yılların en şiddetli protestosu haline geldi.
Genellikle şehir merkezlerindeki yüksek kiralar nedeniyle kırsal bölgelere yerleşenlerden oluşan göstericiler, Macron'dan ekonomik koşulların iyileştirilmesini talep ediyor.

"Sarı yelekliler"in protesto ettiği akaryakıt zamlarının 2019 yılı için iptal edildiği açıklanmış ancak eylemciler bunu yeterli bulmayarak gösterileri sürdüreceklerini duyurmuştu.


Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-macrondan-flas-aciklamalar-ekonomik-ve-sosyal-bir-olaganustu-hal-ilan-edecegim-41047348



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--

"Emmanuel Macron macht nach Massenprotesten Zugeständnisse"


10. Dezember 2018, 20:53 Uhr Quelle: ZEIT ONLINE, dpa, AFP, AP,



Frankreichs Präsident geht auf die Gelbwesten zu: Nach wochenlangen Protesten hat er eine Erhöhung des Mindestlohns und Entlastungen für ärmere Rentner angekündigt.


Nach den Massenprotesten in Frankreich hat Präsident Emmanuel Macron in einer Fernsehansprache Zugeständnisse in der Sozialpolitik angekündigt. So soll im kommenden Jahr der Mindestlohn um 100 Euro monatlich angehoben werden, sagte Macron. Dies ist eine der Hauptforderungen der sogenannten Gelbwesten, die seit mehreren Wochen gegen die Politik der Regierung auf die Straße gehen.

Außerdem sollen Überstunden künftig weder mit Steuern noch mit Sozialabgaben belegt werden, kündigte Macron an. "Wir wollen ein Frankreich, in dem man würdig von seiner Arbeit leben kann." Arbeitgeber sollten, wenn sie dazu in der Lage seien, ihren Beschäftigten eine Prämie zahlen.

Macron versprach des Weiteren eine Entlastung für Rentnerinnen und Rentner, die über weniger als 2.000 Euro monatlich verfügen: Für sie werde 2019 die Erhöhung der Sozialabgaben ausgesetzt. Der Präsident erwähnte auch die bereits angekündigte Aussetzung von Steuererhöhungen auf Kraftstoff. Ursprünglich wollte die Regierung zum 1. Januar 2019 die Ökosteuer sowie die Strom- und Gaspreise anheben.

Die Forderung der Gelbwesten, die erst Anfang 2018 abgeschaffte Vermögensteuer wieder einzuführen, wies Macron dagegen zurück. Frankreich sei es mit der Steuer auch nicht besser gegangen als heute, argumentierte er.

Zunehmend gewalttätige Proteste

Macron bemühte sich in der ersten öffentlichen Ansprache zu den Protesten um einen freundlichen und ruhigen Ton. Er gab sich in der TV-Ansprache grundsätzlich verständnisvoll für Kritik an politischen Entscheidungen. Er räumte auch ein, dass die hohen Lebenshaltungskosten zu Wut und Empörung in der Öffentlichkeit geführt hätten – und übernahm für die aktuelle Krise einen "Teil der Verantwortung". Zugleich kritisierte Macron aber "unzulässige Gewalt" bei Protesten gegen seine Politik. Kein Zorn rechtfertige Angriffe auf Polizisten oder das Plündern von Geschäften. Zugleich kündigte der Präsident an, die Ruhe "mit allen Mitteln" wiederherzustellen.

Anhängerinnen und Anhänger der Gelbwesten demonstrieren seit Wochen im ganzen Land. Am vergangenen Wochenende beteiligten sich nach Angaben des Innenministeriums landesweit rund 136.000 Menschen an den Kundgebungen. Die Proteste werden allerdings zunehmend gewalttätig. Am Samstag war es in Paris zu schweren Krawallen mit vielen Verletzten und einem geschätzten Millionenschaden gekommen. Die Proteste hatten vor rund einem Monat in abgehängten Regionen begonnen und sich danach zu Ausschreitungen in der Hauptstadt entwickelt. Zunächst protestierten die Gelbwesten gegen die geplante Kraftstoffsteuererhöhung, danach wurden weitere Forderungen laut, darunter nach Macrons Rücktritt.

Am Montagmorgen hatte sich Macron im Élysée-Palast mit Politikern der kommunalen und nationalen Ebene sowie mit Gewerkschaftsvertretern und Unternehmensmanagern getroffen, um sich ihre Anliegen anzuhören und Vorschläge zu erörtern, wie man auf die anhaltenden Proteste der Gelbwesten reagieren könne. In der vergangenen Woche hatte er sich mit öffentlichen Auftritten auffällig zurückgehalten. Stattdessen schickte er Premierminister Édouard Philippe vor.

Kaynak: https://www.zeit.de/politik/ausland/2018-12/frankreich-emmanuel-macron-sozialpolitik-protest-gelbwesten



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


France
"Macron pledges to raise French minimum wage in response to protests
President refuses to reinstate wealth tax and says ‘all means’ will be used to restore calm"



Kim Willsher and agencies in Paris
Mon 10 Dec 2018 19.43 GMT Last modified on Mon 10 Dec 2018 19.58 GMT

Emmanuel Macron during his televised address to the nation. Photograph: Reuters
Emmanuel Macron has pledged to cut taxes for pensioners and raise the minimum wage in January but refused to reinstate a wealth tax, as he sought to respond to a wave of civil unrest that has challenged his authority.

In a televised address, the French president also promised that “all means” would be used to restore calm after the disruptive gilets jaunes protests that have deeply shaken the nation.

“We will respond to the economic and social urgency with strong measures, by cutting taxes more rapidly, by keeping our spending under control, but not with U-turns,” Macron said in his first address since anti-tax protests around the country turned into rioting in Paris.

Macron acknowledged anger and indignation among members of the public over the cost of living, but he said no indulgence would be given to people behind the protest violence.

He said no anger justifie attacking police or looting stores, and that such behaviour threatened France’s liberty.

All of the measures offered had been demanded by the yellow-vested protesters, who have led four weeks of increasingly radicalised demonstrations against Macron’s presidency.

As France cleaned up after another day of protests, the country was counting the cost of what ministers described as a social and economic catastrophe. On Monday France’s central bank halved its fourth-quarter growth forecast from 0.4% to 0.2%, far below the 0.8% growth needed to meet the government’s full-year target of 1.7%.

“We can’t recover this,” the finance minister, Bruno Le Maire, said on RTL radio. “That’s the reality, for businesses, shop owners whose stores were damaged, vandalised or looted on Saturday.”

Lorries towed away burnt-out cars and motorcycles on Sunday, shops removed boarding from their windows and council workers cleaned up the detritus of rioting and looting. ▄



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄
Since you're here…
… we have a small favour to ask. Three years ago we set out to make The Guardian sustainable by deepening our relationship with our readers. The same technologies that connected us with a global audience had also shifted advertising revenues away from news publishers. We decided to seek an approach that would allow us to keep our journalism open and accessible to everyone, regardless of where they live or what they can afford.

More than one million readers have now supported our independent, investigative journalism through contributions, membership or subscriptions, which has played such an important part in helping The Guardian overcome a perilous financial situation globally. We want to thank you for all of your support. But we have to maintain and build on that support for every year to come.

Sustained support from our readers enables us to continue pursuing difficult stories in challenging times of political upheaval, when factual reporting has never been more critical. The Guardian is editorially independent – our journalism is free from commercial bias and not influenced by billionaire owners, politicians or shareholders. No one edits our editor. No one steers our opinion. This is important because it enables us to give a voice to those less heard, challenge the powerful and hold them to account. Readers’ support means we can continue bringing The Guardian’s independent journalism to the world.

If everyone who reads our reporting, who likes it, helps to support it, our future would be much more secure.


Kaynak: https://www.theguardian.com/world/2018/dec/10/macron-pledges-to-raise-french-minimum-wage-gilet-jaunes-protests (//"For as little as €1, you can support the Guardian – and it only takes a minute. Thank you."///)

[Edited at 2018-12-10 22:46 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 12, 2018

--Alıntı--


"Her 7 kişiden 1'i robotla cinsel ilişki hayali kuruyor"


cumhuriyet.com.tr Yayınlanma tarihi: 12 Aralık 2018 Çarşamba, 16:34

ABD'de yapılan araştırma 'Sekste robot devrimi olacak mı?' sorusuna yanıt aradı. Sonuçlara göre her yedi kişiden biri yaşamlarında en az bir defa robotla cinsel fantezi kuruyor.

Indiana Üniversitesi'nden araştırma görevlisi sosyal psikolog ve yazar Dr. Justin J. Lehmi
... See more
--Alıntı--


"Her 7 kişiden 1'i robotla cinsel ilişki hayali kuruyor"


cumhuriyet.com.tr Yayınlanma tarihi: 12 Aralık 2018 Çarşamba, 16:34

ABD'de yapılan araştırma 'Sekste robot devrimi olacak mı?' sorusuna yanıt aradı. Sonuçlara göre her yedi kişiden biri yaşamlarında en az bir defa robotla cinsel fantezi kuruyor.

Indiana Üniversitesi'nden araştırma görevlisi sosyal psikolog ve yazar Dr. Justin J. Lehmiller, bir robotla cinsel ilişki yaşamak isteyecek insan sayısını ve robotların cinsel ilişkide insanların yerini alıp almayacağı sorularına yanıt aradı.

4 bin ABD'linin cinsel fantezileri hakkında görüşlerini alan Lehmiller, çarpıcı sonuçları 'Bana istediğini anlat' (Tell Me What You Want) isimli kitabında topladı.

Araştırma, yüzde 14.3 oranında kadın ve erkeğin bir robotla cinsel fantezi kurduklarını ortaya koydu.

Erkeklerin yüzde 17'si bir robotla cinsel ilişki fantezisi kurduğunu söylerken; bu oran kadınlar arasında sadece yüzde 10.7 oldu.

Sputnikte yer alan habere göre araştırmaya katılanların yüzde 22.8'i de bir robotla cinsel fantezi kurabilecekleri düşüncesinde oldukları yanıtını verdi.

Bu oranın içersinde yer alan yüzde 5'lik bir kısım ise kendini kadın veya erkek olarak tanımlamayanlardan oluştu.

Sonuçlar ise araştırmaya katılanlardan her yedi kişiden birinin yaşamlarında en az bir defa bir robotla cinsel ilişkiye girmeyi düşlediklerini gösteriyor Dr. Lehmiller edindiği bu veriler ışığında, bir çok insanın cinsel ilişki sırasında duygusal ihtiyaçlarını karşılamak istediğini belirtti.

Lehmiller ayrıca bu sonuçlarla, sekste robot devriminin aslında olacağı düşünüldüğünden çok daha fazla abartıldığını ortaya koyduğunu kaydetti.

Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/1168028/_Her_7_kisiden_1_i_robotla_cinsel_iliski_hayali_kuruyor_.html

▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--

"How Many People Want To Have Sex With A Robot?"


Yazı: Dr. Justin Lehmiller November 28, 2018

//Dr. Justin Lehmiller///DhNRp_kWsAEgx1E

//Image Source: 123RF/willyambradberry///
static1.squarespace


I’ve seen a lot of articles lately about sex robots and how they’re supposedly going to revolutionize our sex lives. A lot of these articles make the assumption that there’s a lot of demand and desire for sex robots, but is that really the case? How many people are into the idea of getting it on with a bot anyway? And are robots likely to replace a lot of human-on-human sex?

I collected data from more than 4,000 Americans about their sexual fantasies for my book Tell Me What You Want, and the results can speak to these questions. Among other things, I asked participants whether they had ever fantasized about sex with a robot. It turned out that 14.3% of them had done so. However, the numbers varied based on people’s gender identity.

Specifically, whereas just 10.7% of self-identified females reported having had a fantasy about sex with a robot, the number was 17% among self-identified males. Interestingly, those who identified as non-binary (about 5% of the sample), were the most likely to fantasize about sex with a robot (22.8%).

Of course, fantasizing about something doesn’t necessarily mean that you want to do it. And the vast majority of people who had robot fantasies had them infrequently, which suggests that they’re not necessarily big on the idea. Indeed, just 1.2% of women, 1.4% of men, and 4.3% of non-binary folks said they fantasize about sex with robots often (i.e., the highest point on the scale), which means that it’s a pretty small group for whom robot sex even reflects a strong interest.

I think a big part of the reason interest in robot sex isn’t bigger is because people (regardless of gender and sexual orientation) are often seeking to meet emotional needs through sex, such as feeling desired, validated, sexually competent, or loved. More than 70% of my participants said that they rarely or never have fantasies about emotionless sex, which means that more often than not, there’s some emotional component to our fantasies.

In other words, our fantasies usually aren’t just about some mechanical sex act—and mechanical sex is literally what robots provide. Of course, it may be possible for robots to offer some emotional connection with the right programming and appearance. To the extent that robots can eventually be created where you can have what feels like a human interaction (you know, like the robots in Westworld and Ex Machina), people may start to warm up to the idea.

In short, my data suggest that about 1 in 7 people say they’ve fantasized about sex with a robot before; however, interest in robot sex overall seems to be relatively low, given that less than 1.5% of men and women fantasize about this often. It’s far too early to say what role robots will ultimately play in our sex lives in the future, but these numbers suggest that the sex robot revolution we’ve been hearing so much about may be a bit overhyped.

Exclusive offer for readers of the blog: If you order Tell Me What You Want, you will receive a bonus package that includes an extra chapter (which focuses on the psychology behind some of the less common sex fantasies), some fun fantasy-related infographics, and more. Click here for complete details on this offer.

Want to learn more about Sex and Psychology? Click here for previous articles or follow the blog on Facebook (facebook.com/psychologyofsex), Twitter (@JustinLehmiller), or Reddit (reddit.com/r/psychologyofsex) to receive updates.


Kaynak: https://www.lehmiller.com/blog/2018/11/28/how-many-people-want-to-have-sex-with-a-robot


▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄

--Alıntı--


"Are Sex Robots the Future?"


Yazı: nealmcspadden (65) in society • yesterday


*-*pexels-photo-1020325

*-*prostitution-225406_960_720


So today I came across a fun article from Justin Lehmiller at the Kinsey Institute:

https://www.lehmiller.com/blog/2018/11/28/how-many-people-want-to-have-sex-with-a-robot

I've written about this a bit before from a different angle: https://steemit.com/society/@nealmcspadden/will-sex-dolls-lead-to-polygamy

So 4,000 people were surveyed about their sexual fantasies and 14.3% admitted to fantasizing of having sex with a robot. There are some differences based on gender, but the overall number is that 14.3%.

From this Lehmiller concludes:

In short, my data suggest that about 1 in 7 people say they’ve fantasized about sex with a robot before; however, interest in robot sex overall seems to be relatively low, given that less than 1.5% of men and women fantasize about this often. It’s far too early to say what role robots will ultimately play in our sex lives in the future, but these numbers suggest that the sex robot revolution we’ve been hearing so much about may be a bit overhyped.

I don't think these data support that last line though.

Fantasizing about having sex with a robot and paying to having sex with a robot are two very different things. Also, how does 14.3% compare to the use of human sex workers in general?
Last question first: how many people pay for sex?

I found a few sources:

https://www.guttmacher.org/journals/psrh/2004/use-commercial-sex-workers-among-hispanic-migrants-north-carolina

This study looked at 442 hispanic men in North Carolina and found that 40-46% of men without partners hired a sex worker of some type during the previous year, while only 4-5% of married men living with their spouses did.

According to https://sex-crimes.laws.com/prostitution/prostitution-statistics it's estimated that 10% of men in the world have hired a prostitute.

These two numbers actually make some sense in tandem because most people get married (at least once, anyways) as we can see here: https://flowingdata.com/2017/11/01/who-is-married-by-now/

So if the North Carolina statistic holds true to the broader population, then we'd expect to see 40% of about 20-30% plus 4% of 70-80%.

40% x 20% + 4% x 80% = 11.2%

40% x 30% + 4% x 70% = 14.8%

So that's somewhere in the same ballpark as the 10% estimate. Maybe it's 15%, but it's in that order of magnitude.

OK, so we have a rough estimate of how many people seek out human sex workers.

It's an open question how many of these people would hire sex robots for their services instead.

It's also an open question how many people who currently don't pay for human prostitutes would pay for robot sex. A lot of people might see sexbots as more like sex toys than prostitutes. And, according to https://www.lovehoney.com/hard-data/2017/04/05/sex-toy-sales-statistics-global-lovehoney/, that's a 15 billion USD per year business. I could easily envision sexbots being marketed as a fun, frisky thing to do as a couple.

There is also sure to be a great deal of technological advancement over the coming years as computing power, artificial intelligence, and virtual reality systems continue to develop and cross the uncanny valley. Renting a RealDoll isn't all the popular right now, but what if it moves, feels, and talks like a person? Maybe it's an AI, maybe it's a remote link to someone working in a modern version of a phone sex call room.

Overall, I think robot prostitutes would be a good thing. The bulk of prostitute buyers will probably remain the same. A few seriously disturbed people may be able to find some satisfaction from them and be less likely to do mass harm to others. But the biggest winners in society would be the children who wouldn't have to be abducted or forced into prostitution in one way or another. The average age someone starts in prostitution is 14!

Kaynak: https://steemit.com/society/@nealmcspadden/are-sex-robots-the-future

[Edited at 2018-12-12 14:19 GMT]
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 13, 2018

--Alıntı--


"Milletin a.... koyacağız" diyen işadamına mahkeme “koyamazsın” dedi



//Yusuf Yavuz///yusufyavuz

Yazı: Yusuf Yavuz / Odatv 12.12.2018 22:07

Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesine inşa edilen Cengiz ve Alarko Holding ortaklığına ait Cenal Kömürlü Termik Santralinin ÇED Olumlu Kararı Mahkeme tarafından iptal edildi...

"Milletin a... koyacağız" sözüyle gündeme gelen AKP'ye yakın işadamı Mehmet Cengiz’e ait Cengiz Holding ile Alarko Holding ortaklığına ait Çanakkale'deki Cenal Kömürlü Termik Santralinin, ÇED Olumlu Kararı, mahkeme tarafından iptal edildi.

Bölgedeki meslek odaları ve yurtaşların açtığı açtığı davayı gören Çanakkale İdare Mahkemesi, 28 Kasım’da projenin ÇED Olumlu Kararını hukuka aykırı bularak iptal etti. Bu kararın ardından termik santralin mühürlenerek faaliyetinin durdurulması gerektiği kaydedildi.

İTHAL KÖMÜRLE ÇALIŞACAK SANTRAL İÇİN DENİZİ DOLDURDULAR

Cengiz ve Alarko holding ortaklığı ile kurulan CENAL Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde inşa edilen Cenal Termik Santralinin ÇED Olumlu Kararı mahkemece iptal edildi. İthal kömürle çalışması için deniz kıyı alanının da doldurulmasıyla inşa edilen, santral, iskele, kül depolama sahası ve derin deniz deşarjı gibi üniteleri içeren proje için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2012 yılında verilen ÇED Olumlu Kararına karşı bölgedeki meslek odaları ve yurttaşlar dava açmıştı.

MESLEK ODALARI VE YURTTAŞLARIN AÇTIĞI DAVADA İPTAL KARARI ÇIKTI

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Çanakkale Şubesinin de aralarında bulunduğu Karabiga Temiz Doğa Derneği, Madra Dağı ve Kaz Dağı Belediyeler Birliği, Biga Çevre Derneği, Peyzaj Mimarları Odası, Çevre Mühendisleri Odası gibi kuruluşların yanısıra Karabigalı 47 yurttaşın açtığı davanın duruşması 16 Mayıs 2016’da Çanakkale İdare Mahkemesinde görülmüş, mahkemenin davayı reddetmesi üzerine Danıştay’dan bozma kararı gelmişti. Danıştay kararı uyarınca, termik santral projesi hakkındaki bir başka ÇED davasındaki bilirkişi raporu beklenince uzayan davayla ilgili 28 Kasım’da iptal kararı çıktı.

MAHKEME ÇED OLUMLU KARARINI HUKUKA AYKIRI BULDU

2012 tarihli ÇED Raporunda, hava kalitesi değerlendirmesi ve modellemesi çalışmalarının tüm mevsimleri kapsamaması ve kullanılan meteorolojik veri setinin bölgeyi yansıtmamasına ilişkin eksikliklerin, 2014 tarihli ÇED Raporunda da aynen yer aldığını gören mahkeme, 2009/7 sayılı Genelgeden yararlanılarak alınan yeni ÇED Olumlu Kararını hukuka aykırı buldu ve iptal etti.

SANTRALİN KAPATILIP MÜHÜRLENMESİ İÇİN BAŞVURUDA BULUNACAKLAR

Davacılar, 2012 yılından bu yana bir çok yargı kararına karşın inşaatı süren ve faaliyete geçen santralın mahkemenin bu kararının ardından kapatılması için idari başvuruda bulunacaklar. Mahkeme kararını değerlendiren davanın Avukatı Cömert Uygar Erdem, “Cenal Entegre Enerji Santrali’nin ÇED raporundaki eksikliklere yönelik uzun süredir bir hukuk mücadelesi veriliyor. Bu karar, davacılar ve bölge insanı için sevindirici. Ancak şimdi önemli olan bu kararın ivedilikle uygulanması ve santralın mühürlenerek faaliyetine son verilmesi. İlerleyen günlerde davacı kurumlarla Karabigalı yurttaşların, halihazırda her iki ünitesi devreye alınmış biçimde elektrik üretimi yapan Cenal Entegre Enerji Santralının kapatılması için başvuru yapmasını bekliyoruz” diye konuştu.

CENGİZ HOLDİNG ÇED SÜRECİ İÇİN CERATTEPE DE AYNI YOLU İZLEMİŞTİ

Lağvedilen Çevre ve Orman Bakanlığı döneminde çıkartılan 2009/7 Sayılı ÇED Yönetmeliği Uygulamaları Genelgesine göre, ÇED kararları hakkında verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararına yol açan ve ÇED Raporunun tamamını etkilemeyen unsurlar revize edildiği takdirde, sıfırdan ÇED süreci işletilmesine gerek kalmıyor. Genelgeden yararlanan projelerde, revize edilen ÇED Raporu için Halkın Katılımı Toplantısı gibi süreçler yeniden gerçekleştirilmiyor ve değiştirilen rapor kısa sürede Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulabiliyor. Cenal Entegre Enerji Santralı projesinde iptal edilen ÇED Raporunun revize edilerek tekrar ÇED Olumlu Kararı alınması şeklindeki 2009/7 sayılı genelge uygulaması, Artvin Cerattepe maden faaliyetleri için de yine Cengiz Holding tarafından hayata geçirilmişti.

Kaynak: https://odatv.com/milletin-a....-koyacagiz-diyen-isadamina-mahkeme-koyamazsin-dedi-12121816.html



[Edited at 2018-12-13 04:06 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 14, 2018

--Alıntı--

"Konya'da ortaya çıktı! Nesli tükenmekte..."


DHA 14.12.2018 - 19:08, Son Güncelleme: 14.12.2018 - 19:08


Konya'nın Beyşehir ilçesinde, nesli tükenmekte olan takipli, saz delicesi, yaralı halde bulunarak tedaviye alındı.

Beyşehir Gölü Milli Parkı'nda balıkçı, nesli tükenmekte olan canlılardan saz delicesini yaralı ve uçamayacak durumda bulunca Doğa Koruma Milli Park ekipleri'ne ihbarda bul
... See more
--Alıntı--

"Konya'da ortaya çıktı! Nesli tükenmekte..."


DHA 14.12.2018 - 19:08, Son Güncelleme: 14.12.2018 - 19:08


Konya'nın Beyşehir ilçesinde, nesli tükenmekte olan takipli, saz delicesi, yaralı halde bulunarak tedaviye alındı.

Beyşehir Gölü Milli Parkı'nda balıkçı, nesli tükenmekte olan canlılardan saz delicesini yaralı ve uçamayacak durumda bulunca Doğa Koruma Milli Park ekipleri'ne ihbarda bulundu.

Ekipler, yaralı hayvanı ilk müdahalenin ardından Karatay Hayvanat Bahçesi Veteriner Hekimliği'ne kaldırdı.

Burada tedavi altına alınan saz delicesinin, tedavisinin ardından doğal yaşam alanına bırakılacağı belirtildi.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/konyada-ortaya-cikti-nesli-tukenmekte-41052605


*-*5c13d4f30f25441db87cefba

*-*5c13d4f40f25441db87cefc9

*-*5c13d5340f25441db87cefcd

________
______________

ADO_YORUM: İnsanlığımızı ve insan canlısını "kutsallaştırarak", tüm yaşam alanları bizim de bizim diyerek, binbir çeşit vahşetle, ilaçla, avla, plastikle... doğayı kirleterek bu günlere geldik gelmesine de... Geleceğe ne bırakabileceğimizi bilememek beni derinden endişelendiriyor... Ağaçta buğday bittiğini sanan nesiller, canlı sincap görmemiş nesillerin ardılları olabilir bir zaman sonra. Bu devirde çocuk büyütmek çok zor olmalı...

[Edited at 2018-12-14 18:33 GMT]
Collapse


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 15, 2018

--Alıntı--

"Pornogeständnisse
Alle gucken Pornos, keiner redet darüber. Warum eigentlich nicht?"



Fiona Weber-Steinhaus / Stern 15. Dezember 2018 17:34 Uhr

Fast jeder hat schon mal einen Porno geguckt. Ein Tabu-Thema ist es trotzdem. Das muss sich ändern, wenn wir endlich gute Filme finden wollen. In sechs persönlichen Geständnissen berichten Frauen und Männer von ihren Porno-Erfahrungen.


*-*porno

Beim Pornoschauen interviewt: Sechs Frauen und Männer und ihr Geständnis

Alles ist verfügbar, umsonst, nur einen Klick auf dem Handy entfernt: Krankenschwestern und Klempner, Gangbang und Romantik, dicke Hintern, Schamhaare bis zum Bauchnabel, Frauen mit drei Penissen im Po - die Liste ließe sich beliebig fortführen. Das Klischee, dass alle Pornos gleich aussehen, Waschbrettbauch trifft auf blank rasierte Blonde, ist angesichts dieser Auffächerung nicht haltbar. Aber wer im digitalen Rotlichtviertel nach Filmen suchen will, die nicht aussehen, als wären sie in einer gut ausgeleuchteten Möbelfiliale von Poco gedreht worden, wird kein Glück haben. Nachdem man sich an unzähligen aufpoppenden Chats, in denen heiße Mütter "Ficken?" vorschlagen, vorbeigeschlichen hat, landet man doch immer bei Filmen, in denen Frauen Luststatistinnen sind, die am Ende eine Ladung Sperma ins Gesicht bekommen. Sexy ist das nicht.

In der Soziologie, etwa bei Pierre Bourdieu, gilt, dass Geschmack nicht subjektiv ist, sondern von gesellschaftlichen Faktoren abhängt.


Beim Thema Porno scheint diese These aber irgendwie nicht zu stimmen. "Big ass, big cock, hässliches Ambiente" schauen Lkw-Fahrer und Studenten, BWL-Professoren und Bürgermeister. Wieso zum Teufel gibt es keine gute Pornografie?

Man kann argumentieren, dass Sexualität und Trieb nicht dem Anspruch von Ästhetik und Geschmack unterliegen. Menschen sind triebgesteuert, sexuelle Befriedigung ist ein Grundbedürfnis: Man wird einfach erregt, wenn man lange genug auf wippende Brüste stiert, dafür muss kein Eames-Stuhl neben dem Bett stehen. In den 60er Jahren schrieb die amerikanische Publizistin Susan Sontag, die emotionale Flachheit der Pornografie sei weder künstlerisches Versagen noch ein Beweis bestehender Unmenschlichkeit. Vielmehr brauche sie der Nutzer - bei Sontag hieß es noch: der Leser - , um genug Raum für seine sexuelle Erregung zu haben.

Porno und die Glocke des Schweigens
Seit Youporn vor zehn Jahren online ging, muss sich niemand mehr unauffällig in Erotikshops in Bahnhofsnähe schieben, um Geschlechtsteile zu sehen. 12,5 Prozent aller aufgerufenen Websites in Deutschland sind Pornoseiten. 2014 gaben von über 2000 befragten Studenten und Studentinnen, die durchschnittlich 24 Jahre alt waren, achtzig Prozent der Männer an, in den vergangenen vier Wochen Pornos gesehen zu haben (durchschnittlich zweimal die Woche), und 25 Prozent der Frauen (durchschnittlich alle zwei Monate).


Studie belegt: Von München bis Berlin – diese Pornos gucken die Deutschen am liebsten
Pornos sind allgegenwärtig, sehr viele schauen sie und doch liegt so etwas wie eine Glocke des Schweigens über diesem Thema. Warum fällt es so schwer, darüber zu reden? Das liegt zum einen daran: Wer Pornos schaut, masturbiert. Mit sich selbst Sex zu haben, gilt zwar nicht mehr als Sünde, in unserer Selbstoptimierungsgesellschaft jedoch durchaus noch als klebrig: Man muss keine Drinks spendieren, man braucht keinen Sixpack, keinen IQ über 120, nur sich und seine Hand. Noch immer gilt das Dogma: Wer onaniert, hatte auf dem Schlachtfeld der Intimanbahnung wohl einfach keinen Erfolg.

All die hektisch gelöschten Chronikverläufe deuten darauf hin, wie peinlich manchen Menschen das ist, was sie sich ansehen, auch wenn sie nichts Illegales schauen. Hier genau liegt das Problem: Man hat es mit einem sich selbst verstärkenden Kreislauf zu tun. Wir schämen uns auch deshalb für unseren Pornokonsum und verschweigen diesen, weil Pornos so schlecht sind. So schlecht sind sie aber, weil keiner darüber redet. Es gibt keinen ernsthaften Diskurs über Pornografie, mal abgesehen vom verstohlenen "Höhö, Sasha Grey spielt im Musikvideo mit" oder "Hihi, Pornostars geben Blowjobtipps".

Natürlich ist es elitär, einzufordern, dass wir doch bitte bessere Pornos schauen sollen. Das Problem ist nur: Was ist ein "guter" Porno? Einer mit "Handlung", in dem kein Klempner das "Rohr" repariert? Eine Szene, die nicht mit der verwackelten Handykamera aufgenommen wird? Gute Pornos könnten sein: Wenn ein Paar Spaß daran hat, sich gegenseitig den Hintern zu versohlen. Filme, deren Ausleuchtung mit dem ZDF-Vorabendprogramm mithalten kann. Szenen, in denen "female-friendly" nicht heißt, dass Kerzen ums Bett stehen und Duftölschwaden die Kameralinse beschlagen lassen. Wir müssen über Geschmack und Qualität streiten. Als Teenager dachte man auch, die Backstreet Boys seien die talentiertesten Musiker des Universums.

Um sich geschmacklich weiterzuentwickeln, braucht man eine ältere Schwester, die einen zum Radiohead-Konzert mitnimmt, einen besten Freund, der einem zum Geburtstag Mixtapes schenkt. Vielleicht brauchen wir eine beste Freundin, die uns neue Sexlinks zumailt, oder einen guten Kumpel, der mit uns darüber diskutiert, warum Youporn gerade kein Fließbandgeficke ist. Wir müssen über unser Begehren sprechen, darüber, was uns anmacht und was nicht, was im Bett geschehen darf und was zu weit geht. Vielleicht bekommen wir auf diese Weise auch etwas, was viel mehr wert ist als gute Pornos: besseren Sex.


Sechs Frauen und Männer erzählen von ihren Porno-Erfahrungen:



Severin, 18, Schüler, Saarland. "Ich wollte wissen, wie es aussieht, wenn Menschen Sex haben"
"In der siebten oder achten Klasse habe ich bei Youtube das erste Mal nach Sexvideos gesucht. Mir ging es damals aber nicht um Masturbation, eher um Neugier: Ich wollte wissen, wie Sex wirklich aussieht, nicht wie in Serien wie ,Gilmore Girls‘. Ein Nachbarsjunge hat mir und ein paar Freunden auf seinem Smartphone einen Zweiminutenporno gezeigt. Wir haben alle gekichert, aber interessiert hingelinst. Ich hätte mich nie getraut, am Familiencomputer im Flur Pornos anzuschauen. Etwa ein Jahr später habe ich auf meinem ersten Smartphone Pornos geguckt, paranoid, immer in Sorge, dass mich jemand dabei erwischt. Und irgendwann regt sich natürlich etwas in der Hose. Ich kenne nur zwei Pornoseiten im Netz: Youporn und Pornhub, die besuche ich vielleicht zweimal die Woche. Auf der Startseite klicke ich mich durch, was mir gefällt und was nicht. Inzwischen bin ich etwas besser vorbereitet: Wenn ich Pornos schaue, benutze ich den Inkognito-Modus des Browsers, mache die Tür zu, nehme Kopfhörer und warte, bis ich Zeit für mich habe. Analsexvideos und Animefilme sprechen mich gar nicht an. Ich würde nie für Pornos zahlen es gibt ja alles kostenlos im Netz. Außerdem: Die Filme erfüllen ja ihren Zweck. Ich weiß gar nicht, ob ich mich wirklich über Pornos austauschen will, im Sinne von: Schau mal, das ist ein toller Film! Privatsphäre macht bei Pornos ja Sinn: Man kann sich genau das anschauen, was man will."

Er mag: youporn.de, pornhub.com



Emily, 25, Studentin, Hamburg."Ich dachte nur: Vorspulen, vorspulen, vorspulen"
"Ich will nicht beim Masturbieren da ran erinnert werden, dass wir in einem Patriarchat leben. Aber bei einigen Filmen werde ich gezwungen, über die Produktionsbedingungen nachzudenken, etwa wenn das Mädchen aussieht wie siebzehn und der Mann wie ihr Vater. Deshalb mag ich Amateurpornos. Ich habe das Gefühl, die Menschen haben Spaß am Sex und denken nicht gerade an ihren Einkauf für die nächste Woche. Wenn in Pornos deutsch gesprochen wird, irritiert mich das: 'Oh, ja, härter', 'Oh mein Gott' klingt komisch, vielleicht ist es aber auch Gewohnheit, weil ich fast nur englischsprachige Filme schaue.

Lustlosigkeit, Orgasmen, etc.: Das sind die häufigsten Fragen an eine Sex-Bloggerin
Ich bin erst während des Studiums dazu gekommen, nach Pornos zu suchen: auf Youporn, dann habe ich Frauenpornos und feministische Pornos gegoogelt. Doch Filme mit Handlung und Musik, nach dem Klischee: eher weiblich, haben mich auch nicht so interessiert, da dachte ich dann immer nur: Vorspulen, vorspulen, vorspulen. Es ist nicht einfach, spannende Sachen zu finden. Wenn mir eine Freundin mal eine Tumblr-Seite schickt, die sie mag, freue ich mich. Wie oft ich Pornos schaue, hängt davon ab, wie viel Stress ich gerade habe. Das ist schon auch Druck ablassen danach kann ich mich besser konzentrieren!"

Sie mag: audibleporn.tumblr.com, ersties.com, newlevelofpornography.com



Maria, 27, Sozialpädagogin, Weimar. "Masturbieren gehört für mich zur körperlichen Gesundheitsvorsorge"

"Ich will beim Pornoschauen alleine sein. Das ist meine eigene sexuelle Zone, das muss ich nicht mit meinem Freund teilen. Was er schaut, will ich nicht wissen: Vielleicht mag er Filme mit Frauen mit riesengroßen Brüsten, ich habe eher kleine. Wenn ich Lust habe, klicke ich mich durch pornografische Tumblr wie skopophilia, wo schöne Fotos von nackten Menschen zu sehen sind. Unter Freundinnen geben wir uns auch Tipps, welche Filme oder Szenen wir heiß fanden. Für gute Sachen wie ,XConfessions‘ von Erika Lust zahle ich auch gerne. Gerade habe ich queere Filme entdeckt, ich mag, dass die Geschlechter verschwimmen, es geht nur um die Lust und die Körper. Für mich ist Masturbieren wie Joggen gehen oder Salat essen, es gehört zur körperlichen Gesundheitsvorsorge: Ich schaue bestimmt zweimal die Woche Pornos und masturbiere dazu. Es kann aber auch sein, dass ich zwei Wochen mal gar nichts gucke. Man lernt, wie man selbst angefasst werden will. Einmal hatte ich Sex mit einem, der mich immer gefühlt zu einer imaginären Kamera gedreht hat, das war komplett surreal. Der hatte definitiv zu viele Pornos geschaut. Ich allerdings bin durch die Pornos lustvoller geworden und mit meinem Körper mehr im Reinen."

Sie mag: forthegirls.com, brightdesire.com, vimeo.com/128834503


Milan, 23, Student, Köln. "Pornos befriedigen Sehnsüchte in mir"
"Ich gucke am liebsten Szenen, die mir theoretisch im Alltag passieren könnten: dass man jemanden auf der Straße sieht oder im Café und dann einfach Sex miteinander hat. Einmal am Tag gucke ich Pornos. An manchen Tagen ziehe ich mir aber auch mal vier Stunden pornografisches Material rein, wenn zum Beispiel meine Freundin nicht da ist oder ich viel Lust habe. Ich habe schon mal Termine verschoben, anstatt den Computer auszumachen. Danach ärgere ich mich, so viel Zeit damit verbracht zu haben. Meistens gehe ich nicht gezielt auf eine Pornoseite, sondern klicke mich durch, wenn mir ein Mädchen oder ein Junge gefällt, das Setting oder sogar einfach nur die Musik. Bei Tumblr habe ich mir extra einen Schmuddel-Account angelegt. Außerdem speichere ich in meinen Lesezeichen im Browser alles, was mir gefällt. Ich gehe sehr offen mit meiner Sexualität um, sie spielt in meinem Leben eine wichtige Rolle. Würde auch unsere Gesellschaft offener mit Pornografie umgehen, ginge es in den Filmen vielleicht auch eher um ‚Liebe machen‘ und weniger um rohes Gebumse. Pornos befriedigen Sehnsüchte in mir.

Die habe ich, nicht weil mir meine Freundin nicht genug geben kann, sondern weil ich in einer Gesellschaft lebe, die nicht nach meiner Fantasie funktioniert: Dort gibt es keine Scham, die Menschen sind nicht homo-, nicht hetero-, nicht bi-, sondern einfach nur sexuell. Menschen erfüllen ihre Sehnsüchte in einer Welt der Hemmungslosigkeit und Leidenschaft ohne die zwischenmenschlichen Schwierigkeiten von Eifersucht, Missverständnis und Alltag."

Er mag: letmedothis.com, ,,Jungsheft“/ „Giddyheft“, Tumblr wie schoneseele, twofucksgiven, fourchambers



Kate, 32, Texterin, Berlin. "Wenn ich alleine schaue, bin ich anspruchsvoller"
"Mit neunzehn habe ich meinen ersten Porno in der Videothek für mich und meinen Freund ausgeliehen. Es folgte eine sexintensive Nacht. Das war der Auftakt zu weiteren Diskussions- und Pornofilm-Runden mit Sexpartnern und Freunden. Zuerst fand ich es erregend, Sex zu sehen, später kam das politische und akademische Interesse am Porno dazu. Für mich ist Pornografie im Idealfall Wissensquelle, anatomisches Anschauungs- und Erregungsmaterial. Im Mainstreamporno gilt das leider selten. Schaue ich alleine Pornos, bin ich anspruchsvoller, zu zweit eher gespannt, was dem anderen gefällt. Mit Frauen schaue ich auch Heteroszenen, mit männlichen Partnern auch Queer Porn, das schließt sich nicht gegenseitig aus.

Der Moment, in dem man preisgibt, wonach man sonst alleine sucht, ist immer spannend: Als meine damalige Freundin und ich beim Pornfilmfestival einen Lesbenporno von Goodyn Green anschauten, wurde mir ziemlich warm im Kinosessel sie hingegen saß unbeeindruckt neben mir. Was erst seltsam war, danach haben wir gelacht. Sie hat einfach einen anderen Frauen- und Filmgeschmack. Man muss über Vorlieben und Grenzen reden: Auf der Webseite indiepornrevolution.com gibt es etwa tolle Erklärvideos zu Bondage oder weiblicher Ejakulation. Mir gefällt auch die Plattform The Crash Pad Series gedreht in einem Apartment in San Francisco, in dem in allen möglichen Kombinationen gevögelt wird. Der Plot ist simpel und der Sex authentisch. Dafür habe ich mal 25 Dollar gezahlt auch um fair produzierten, kreativen Porno zu unterstützen."

Sie mag: PorYes-Award, queerporn.tv, sexclusivitaeten.de

Bastian, 30, Musikwissenschaftler, Berlin. "Aus Pornografie kommt man nie gut raus sie kratzt so sehr am Unbewussten"

"Aus Pornografie kommt man nie gut raus. Sie kratzt so sehr am Unbewussten, dass ich Filme nur schwer in 'gut' und 'schlecht' unterteilen kann. Es gibt Tage, da suche ich auf einer Seite wie Xvideos nach Dreiern und masturbiere dazu. Nach einer wilden Zeit mit 23 Jahren hatte ich mal ein halbes Jahr lang keinen Sex. Ich wollte herausfinden, um welches Begehren es mir geht. In der Zeit habe ich erotische Literatur entdeckt: den Roman 'Anti-Justine' etwa, eine Antwort auf ,Justine‘ vom Marquis de Sade, oder ich habe Fotos etwa von David LaChapelle angeschaut. Ich finde diese oft sensibler als Filme. Während meines Studiums haben wir in einem Filmtheoriekurs über den Blick der Kamera gesprochen, über Actionfilme, Musicals, Pornos und deren Muster. Mein bester Freund Benjamin und ich haben gescherzt, dass wir ja selbst filmen könnten. Tatsächlich haben wir dann mehrere Filme gedreht, in denen Sexualität und Pornografie verhandelt werden. In 'Der große vergängliche Haut-Film' haben wir mit zwei Kameras zwei Darsteller gefilmt, wie sie sich einander annähern."

Er mag: den Film "Cake Orgy" von Lasse Braun, Erich-von-Götha-Comics, das Buch "Das obszöne Werk" von Georges Bataille

Kaynak: https://www.stern.de/neon/herz/liebe-sex/porno--viele-gucken-die-filme--keiner-redet-darueber--warum-eigentlich-nicht--8485582.html



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄

--Alıntı--


"FEATURE: 5 REASONS WOMEN DON’T TALK ABOUT PORN"

APRIL 6TH, 2012 / STEPHANE

*-*17777

Porn. Tricky one. It’s one of those slightly nervous look both ways and whisper the word kind of issues. It’s one of those issues you don’t like to discuss in case people think you’re a perverted weirdo hiding some shameful secret or abusive past. Predominantly people think that porn is a male problem -one for the men not the ladies. But we live in a culture where the porn industry is estimated to be worth around $13 billion (around £8 billion) and 28% of people admitting sexual addiction are women. So it’s not just a guy thing. But still so many women keep it hidden like a dirty little secret. If we are bombarded by thousands of adverts and images selling us sex in some guise daily why is it still so taboo? Why don’t women want to talk about porn?

1. They live in fear of the condemnation and judgment it can bring. When does it become a problem? Does it make them perverse and warped? Many women obsess over whether nude tights were a risky choice with a skirt this short and whether their selected shade of lipstick is too much so facing a giant like porn head on and admitting it’s a problem is daunting to say the least. Women fear castigation and don’t want to seem dirty and tainted.


2. Pride. Pride can be an incredibly destructive and restricting. Pride loves to keep things in the dark- hidden and locked away. Pride loves to tell you that that thing you said you’d try once out of curiosity but have somehow ended up watching everyday is not a problem. Pride loves to seduce you with justifications that you are different, that normal rules don’t apply, that you are the only one feeling the way you do and especially that no one would understand.


3. They are scared of the Pandora’s Box it can open up. I mean very few women, especially Christian women mindful of the no sex before marriage rule and the clear stance the Bible takes on sexual purity want to be the ones who admit to having a compulsion to the stuff. So many women spend so much of their lives questioning themselves. I know I do. And to start to unpack the reasons why people get so addicted to porn, really getting to the root of the issue is tough. Battling with an issue so commonly associated with men has its drawbacks. It makes finding someone you trust so absolutely that you would dare to tell them something so intimate and personal no mean feat. In fact it can be terrifying.


4. Society dictates that as liberated 21st century women we shouldn’t be afraid of sex in fact we should love it and everything about it. The sanctity of sex and the impact it has our lives has dramatically changed. I am no prude. I do not live in a Christian bubble and am not ignorant about what society, Cosmopolitan magazine and my friends say about sex and porn. The world says it’s ok. Liking porn as a woman should empower you and elevate you to Sex and the City level ‘enlightenment’ but the truth is it often and quickly becomes a habit, then a problem and out of that spiral is spawned a whole lot of loneliness. Christian views aside no one chats casually about the ugly side of porn- that sense of emptiness and alienation.


5. Guilt. It props up a detestable industry that relies upon the abduction and trafficking of women, supports and occasionally endorses violence against women and, at the very least champions the subordination of women and a sleazy and ugly misogyny we should have left behind decades ago. Many men struggle with the emotional quandary of watching porn behind partner’s back but as a single woman these reasons among many others are enough to leave me wracked with guilt.

There is nothing positive and good about porn. It promotes short-term gratification whilst masking long-term destructive spirals. It often starts as a curiosity but ends up in a fixation. I know why women don’t talk about porn. I am a woman. But I will not stay silent about the destructive nature I have experienced of porn and I will not leave shrouded in darkness what can be cast out into the light. If it’s something you struggle with, talk to someone. Don’t keep this as your dirty little secret.

Kaynak: http://www.itsmilkandhoney.com/feature-5-reasons-women-dont-talk-about-porn/



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄

--Alıntı--


"Porn: Why we don’t talk about it

HANNAH STONE
FEBRUARY 18, 2016


//Infographic by Celina Oseguera///84777

*-*7477

“Addicted to porn?”

The words were typed on white paper in black, all-capital letters. The signs were scattered around Cal Poly’s campus earlier last month, prompting several head turns and double takes.

Graduate student Alex Vice, who is pursuing a teaching credential, is part of a national church group called Pure Desire that creates open places for people to talk about pornography and sexual addiction. Along with the “Addicted to porn?” question, the signs had information on how to get in contact with this ministry.

Vice posted the signs around campus because he thinks there are a lot of students who struggle with porn addictions, but are too scared to talk about them.

“I believe the deepest root of all fears is a fear of condemnation by other people,” Vice said. “People don’t want to talk about it because they are afraid others will shun them or think they are weird.”

According to Esquire Magazine, Pornhub — the largest pornography site on the Internet — reported that there were a total of 87.8 billion porn videos or clips viewed in 2015, which translates to about 12 porn videos viewed by every person on Earth. Among these users, the largest amount of users —approximately 41 percent — were reported to be from the United States.
Porn stats 1

Considering how prevalent pornography is in the country, it is not discussed as openly as other topics.

“There is a larger public reticence, and I don’t think it’s just limited to pornography,” women’s and gender studies lecturer Steven Ruszczycky said.“There is a hesitation to talk about sex in honest and serious terms.”

Puritanical past

According to the American College Health Association, more than 70 percent of students are sexually active. Sex is everywhere from advertisements to television to music. But on a public university campus, pornography is still somewhat of a taboo subject.

Part of this has to do with America’s puritanical roots.

America was founded by Puritans whose values are still deeply embedded in contemporary culture, according to The New York Times. They held the belief that sex should be restricted to marriage and that all nonmarital and nonreproductive sexual activities were forbidden, as stated by sociologist Lisa Wade in her article, “Before Love.” These values continue to shape judgements and behaviors. Especially when it comes to matters of sexuality, puritanical ideals tend to serve as a moral compass, despite personal religious beliefs.

This stigma surrounding the topic of pornography and how it is consumed has created a wall between our private and public lives, according to Ruszczycky. He said that feelings of shame and fear are often associated with speaking openly about pornography and sexual habits because it can be hard for people to admit their inner desires.


“I don’t think there is such a thing as a normal sexual desire,” Ruszczycky said. “One of the things that pornography is doing is making it clear to us that desire takes a lot of different shapes and forms.”

Pornography has an enormous digital market, but can also be found in drawings, books and even comics. Ruszczycky said the modern description of porn has taken on many different meanings.

Ruszczycky and his co-authors created an edited collection of essays called “Porn Archives,” challenging people to think about porn in new ways.

“The landscape is much richer and more complex than the black and white arguments that limit how we think about pornography, what it actually is and what people do with it,” Ruszczycky said.

College students who aren’t afraid to talk porn

According to Vice, one of the benefits of talking about something like pornography in a serious light is realizing that everyone has something to share, and nobody is alone.

“WHAT I WAS SURPRISED THE MOST ABOUT IN THE GROUP IS THE BRUTAL HONESTY THAT IS REQUIRED TO PARTICIPATE,” VICE SAID OF THE PURE DESIRE GROUP. “IT IS ACTUALLY VERY LIBERATING TO NOT ONLY TO GET THE CHANCE TO BE HONEST, BUT ALSO TO BE EXPECTED TO BE HONEST.”

Vice believes that it is beneficial for college students to speak about pornography, specifically addiction. He said that pornography is frequently used as a stress reliever when students get anxious about school and new surroundings.

Zoe Raven, Cal Poly’s Let’s Talk Sex student facilitator, said her program creates a similar environment.

Raven leads a discussion once a month where participants are encouraged to let go of stigmas and talk openly about their opinions and experiences. She said that no matter what topic she chooses, the subject of pornography always seems to surface.


Raven believes that porn affects the way that people view themselves when it comes to sex. She said it can be difficult for some to get past the awkwardness of talking about it because it makes people feel vulnerable.

“It’s important to leave your comfort zone because that is how you grow,” Raven said. “We talk about (sexual) expectations in our meetings and the more we talk about them, the more we can see how they are impacting us.”


The privatization of fantasy

Today, anyone can access digital pornography on the Internet in a matter of seconds, and most of it can be viewed for free. Raven said that sometimes connecting to technology is much easier than interacting face-to-face. This is why many consume porn in the first place.

“It is called the privatization of fantasy,” Raven said.

According to Raven, it is a problem when porn serves as an education source for many young children who do not learn about sexuality in a healthy and open setting.

“I THINK WE NEED A COMPREHENSIVE SEX EDUCATION FOR CHILDREN TO HELP PREPARE THEM FOR THE PORN THAT THEY PROBABLY WILL SEE,” RAVEN SAID. “WE NEED TO HAVE DIALOGUES WHERE WE CAN INVESTIGATE ON OUR OWN AND CREATE OUR OWN OPINIONS.”

Raven said that by talking about pornography and bringing to surface what is naturally suppressed, matters of sexuality will appear to be more real for students and their partners.

“Through discussion we can come to terms with our emotions, and there are moments when people realize that they are experiencing a lot of the same feelings,” Raven said.

Correction: The title of the infographic concerning pornography viewing habits has been changed to clarify the views and statistics are for one site, Pornhub.

Kaynak: http://mustangnews.net/porn-why-we-dont-talk-about-it/

[Edited at 2018-12-16 06:49 GMT]


 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turkey
Local time: 13:44
Member (2007)
German to Turkish
+ ...
TOPIC STARTER
~ Dec 15, 2018

--Alıntı--

"How Pornography is Changing Millennial Men" (Hint, The Sex Is Worse, Much Worse)


By Pierce Nahigyan, November 19th 2015

*-*7842


Technically, I live in Los Angeles County. They make a lot of movies here. They make a lot of pornography here, too, though that is changing. A law passed in 2012, Measure B (technically the County of Los Angeles Safer Sex In the Adult Film Industry Act), requires male pornographic actors to wear condoms. It also requires adult film productions to obtain health permits before shooting. Violations of this ordinance will result in civil fines and criminal charges.

Porn is a big money maker, or at least it was until the internet made its product freely available, and what we’ve gained in health we’ve lost in production revenue. Film LA estimates that porn permits in the county have declined 95 percent since Measure B took effect, and most studios are moving their business to Las Vegas.

I live in LA county, but I’m often in Orange County. The parties are different, more laid back, and the beer is cheaper. While sitting on the back of a couch with a friend of a friend, I found myself sucked into that black hole of the house party wherein the subject gradually shifts from good-humored superficiality to stark, surprising seriousness.

The girl asked me what I thought about porn.

I shrugged and said it was out there, that I had seen plenty of it in college where clips were shared and discussed and even bookmarked by roommates, but that since college it rarely came up in conversation and, since moving in with my girlfriend, rarely came up on my screen. I laughed. She didn’t laugh. Rather, she smiled and took me deeper into her embattled psyche.

She described for me the awkward conversations and situations she’d found herself in with men she’d dated in the past few years, their misunderstanding of what she wanted in bed, their condescending attitudes to condoms, their ignorance of foreplay, their roughness – the things they said to her, the way they treated her. I was a few shades short of puzzled until I realized she was genuinely, acutely upset. All it had taken was a few cans of PBR and suddenly I was in a confessional with a girl who loved sex and hated what it had become.

I’m on the farther end of the Millennial spectrum, twenty-eight, and while free porn was available while I was losing my virginity, it was never a factor during those halcyon years. First of all, I lived at home with two siblings and a conservative single mother and limited computer access. Second of all, I tried to spend as little time at home and as much time riding in cars with girls as possible. I was committed to physical and emotional exploration in the real world. But I seem to be one of the last survivors of a twilight sexual ethic.

Pornography: Everywhere, All the Time

Browsing through Reddit, surfing down a video comments section, and perusing the general offerings of internet web series, one gets the sense that pornography has jumped from smutty sub-culture to generally acceptable pastime – at least among young males. And that’s bled over into the real world. It’s not only in your dorm room, it’s in your American Apparel ads.

The internet is both a blessing and a curse to our generation. On the one hand, we have an instant connection to everything: information and people alike. There is more free entertainment and oddness than one person can possibly browse in their lifetime, and that is part of its dark charm. But that darkness is vast, and browsers can easily lose themselves in a sea of links.

Dr. Kunio Kitamura, an obstetrician and gynecologist, has treated young men who complain of erectile dysfunction, a condition that typically affects males over the age of 50.
It is easier to communicate via text, it is easier to keep in touch online and it has always been easier and will always be easier to passively consume rather than actively pursue.

The internet is a second world in itself, one which delivers at the click of a button. The stress and disappointments of life cannot compete with it. That may sound excessively dire, but the convenience of this second world has altered men both socially and sexually.

Japan: Losing Human Sexual Contact

In 2008, Japan’s Ministry of Health, Labor and Welfare conducted a survey on male-female relations. They found that 17.5 percent of men between the ages of 16-19 had “no interest in sex or have an aversion to it,” with 11.8 percent of 20-24-year-olds reporting the same. Arguably, these are the ages when men are at their absolute randiest. One young man said that the problem was not that he lacked a sex drive but that “having sex with someone is ‘just too much of a bother.’”

Virtual sex is much more convenient, and virtual women, pillows stamped with the images of anime characters and sexual Real Dolls, have become popular enough that there is an entire subculture of men dedicated to them – not only in Japan but in America as well.

Dr. Kunio Kitamura, an obstetrician and gynecologist, has treated young men who complain of erectile dysfunction, a condition that typically affects males over the age of 50. Kitamura reports that the sex they watch online has left them “with a bad taste in their mouth for human sexual contact,” but their frequent masturbation has “satisf[ied] all their sexual needs.” They have been absorbed into the second world, with very physical consequences.

The Retreating Male Libido

Naomi Wolf, writing in New York Magazine, recalls the warning of Andrea Dworkin, a prominent anti-porn activist in the 1980s. Dworkin feared that easy access to pornography would turn men into monsters. But Wolf has discovered just the opposite.

“[Pornography] is not making men into raving beasts. On the contrary: The onslaught of porn is responsible for deadening male libido in relation to real women, and leading men to see fewer and fewer women as ‘porn-worthy.’ Far from having to fend off porn-crazed young men, young women are worrying that as mere flesh and blood, they can scarcely get, let alone hold, their attention.”

What women are experiencing is pornography’s gradual “mission creep,” a Pavlovian buzz (the male, onanistic orgasm) that lowers the value of real, willing but imperfect sexual partners in favor of “an endless stream of ever-more-transgressive images of cybersex slaves.”


Is it really so bad as that?

Pornography Becomes Addictive

Physical addiction creates chemical changes in the body. Adrenaline, testosterone, epinephrine, these are triggered when a person achieves a high from drugs or alcohol. The same chemicals are triggered during a sexual high. The same reward pathways light up, the same relief is received and, over time, the same stimulus is not enough to satisfy it. The more you put in, the more your body can tolerate.

The Italian Society of Andrology and Sexual Medicine studied 20,000 men who had begun watching pornography in their early teens. What they found was that by their middle twenties, some of these men had developed “sexual anorexia.” Sex itself gradually became stripped of enjoyment, their lust secondary to the compulsiveness of the masturbatory act. Moreover, the types of pornography they searched for became more hardcore over time. They built up an “immunity” to what they saw.

Rewiring the Brain

Doctor William Struthers of the University of Illinois at Chicago found that men who “fall deeper into the mental habit of fixating on [pornographic images]” create neural pathways that “set the course for the next time an erotic image is viewed. Over time these neural paths become wider as they are repeatedly traveled with each exposure to pornography. They become the automatic pathway through which interactions with woman are routed.”

In this way, the act of viewing pornography objectifies women into a step in the process of achieving the addictive rush (i.e. orgasm). “Porn,” writes Struthers, “turns sex into masturbation.” In these cases, when real sexual relationships occur, there is no reciprocative intimacy, only a compulsive, self-serving need. A point-and-click routine.

The Italian study posits that, apart from the sheer taboo of it, pornography may be used by young men to “counteract feelings of inadequacy or emotional torment they may have experienced.” But while it may initially be used as an escape, Struthers further claims that it has lasting psychological and physiological effects. Men who are addicted to porn became “controlling, highly introverted, have high anxiety, low self-esteem, depression” and experience disassociation from real life.

Turning Sex into a Product

In Pornified, Pamela Paul relates similar findings of psychologists at Texas A&M: “Pornography gives men the false impression that sex and pleasure are entirely divorced from relationships.”

This is further explored by Robert Weiss, founding director of the Sexual Recovery Institute. He writes,

“If a young man’s sexual experiences have exclusively involved using online porn as his primary vehicle to learn about sex and relationships, this young man may well struggle to develop the required skill-set to maintain healthy romantic and sexual partnerships…. In porn, there’s little talking, less seduction, no romancing and minimal – if any – tenderness displayed. Usually there is little kissing or foreplay. There is, however, an ever-changing stream of highly-arousing objectified body parts and sexual images.”

All of this, according to Texas A&M, combines to turn sex into “a product to consume,” something to be obtained (often for free), used and discarded.

“The Internet Is for Porn?”

A popular myth about the internet is that it is anywhere from one-third to 80 percent pornography. In 2011, Forbes dispelled the myth by consulting neuroscientist Ogi Ogas who, along with his colleague Sai Gaddam, amassed the largest collection of online pornography statistics in the world. According to them, a mere four percent of the internet is actually porn.

If you could look in someone’s brain the way you search the internet, and the internet was a dude, that dude has a problem with women.
That four percent, however, gets a lot of mileage. In 2013, Paint Bottle put together an infographic on porn usage, discovering that porn sites received 450 million visitors per month, which is more than Netflix, Amazon and Twitter combined.

In this article, I’ve briefly touched on the physical and psychological effects of pornography on young males of the Millennial generation, also known as Generation Y. It is my contention that this generation’s issue with pornography is the same issue it confronts at every entertainment venue: Overexposure.

Outfitted with a mobile arsenal of internet-enabled gadgets, Millennials are exposed to more news, entertainment and titillation than at any point in recorded history. The internet is so bound up into the fabric of day-to-day life that not participating in that abyssal sea of data must be an active choice. But it’s easy to forget what one’s options are when one has infinite options.

Pornography is an extension of the internet; it does not exist by itself. And accessing pornography requires virtually no effort. There are no tolls, no restrictions and an endlessly updating stream of new content. Like the internet itself, it is a messy, perpetually gushing fountain, pun absolutely intended.

The question that needs to be asked is not whether porn is good or bad for an individual but how much choice young men have in what they are now being exposed to. The internet is teaching entirely new and passive methods of socialization, entirely passively, and all that is required to learn from it is sitting down and staring at a computer screen for hours on end.

The Twin Dangers of Addiction and Enculturation

Human beings are naturally curious, and we’re most curious about those things that excite us. It’s not surprising at all to believe the internet is mostly pornography, because sex is the most basic of the many addictions the internet enables. The danger of its porn is not only that it provides a stimulus without effort but also that that stimulus comes pre-packaged with a misogynistic philosophy.

The best example of this comes from Adam Savage (of Myth Busters fame) in an episode of The Moth. While trying to teach his son about sex in the age of digital pornography, he explains to his audience that he finally realized this disturbing truth:

The internet hates women. And I recognize there’s probably those out there who think that’s an incredibly broad brush to paint the internet with, but let me put it this way: If you could look in someone’s brain the way you search the internet, and the internet was a dude, that dude has a problem with women.”

How Pornography Is Changing Millennial Women

I do not have anything approaching the time and resources to definitively say whether or not the internet hates women, nor to conclude with any certainty that internet pornography is destroying young men’s brains. What I can definitely say, however, is that the availability of internet porn has changed us – how we view sex, how we pursue sex, how we have sex. And whenever I hear this notion dismissed, I think back on that party in Orange County, those few cans of PBR, and that friend of a friend sitting on the back of a couch. She really enjoyed sex, but she hadn’t felt comfortable having sex with a man in a very long time.

As Naomi Wolf wrote,

“When I came of age in the seventies, it was still pretty cool to be able to offer a young man the actual presence of a naked, willing young woman. There were more young men who wanted to be with naked women than there were naked women on the market. If there was nothing actively alarming about you, you could get a pretty enthusiastic response by just showing up. Your boyfriend may have seen Playboy, but hey, you could move, you were warm, you were real. Thirty years ago, simple lovemaking was considered erotic in the pornography that entered mainstream consciousness: When Behind the Green Door [a 1972 pornographic film] first opened, clumsy, earnest, missionary-position intercourse was still considered to be a huge turn-on.”

I’m sure to some readers that all sounds quite boring. TC mark

Kaynak: https://thoughtcatalog.com/pierce-nahigyan/2015/11/how-pornography-is-changing-millennial-men/?utm_campaign=related&utm_source=thoughtcatalog&utm_term=pierce-nahigyan




▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄

--Alıntı--


"How Porn Is Different From Sex In The Real World"


By Harris O'Malley, October 27th 2014



Sex is an interesting thing on the academic level.

Okay, it’s pretty goddamn interesting on the practical level too, but stick with me here.

Culturally (western culture in particular), we’re brought up to think of it as something that’s supposed to be private and intimate, strictly between two people — preferably with a strong emotional connection.

In practice… well, not so much. In fact, humans as a whole aren’t just interested in keeping sex to private sessions; we’re also — as a species — interested checking out other people’s sexin’. If there’s anything that has remained constant over the millennia of human evolution it’s this: we may love having sex, but we’re also always up for watching other people bone too. It seems to actually be hard-coded into our systems; there’s evidence that female copulatory vocalizations — which is fancy talk for “women’s screaming orgasms” — are specifically for arousing other people, especially men. Not just the man currently having sex… other men. Like, anyone else in ear-shot. Getting other men hot and bothered by advertising that sex is going on rightthefucknow has a number of benefits including possibly inviting other partners to have sex (with her) and induce an element of sperm competition into the mix.

Porn — watching other people have sex in various forms and mediums — has been with us from the beginning of human existence. As soon as we figured out that abstract symbols could represent external concepts, somebody scrawled boobs on the cave wall.

When we realized that stone could be carved into representative shapes, they started carving marble wangs and basalt naked chicks. All those nude paintings hanging in museums weren’t just celebrations of the human form expressed in a visual medium — they were also created with an eye towards the erotic; having nude paintings in your collection was considered to be scandalously naughty.

Fast forward 50,000 years and we get to the age when watching other people fuck is as simple as typing “fucking” into Google.

Go on. Try it. I’ll wait.

It’s interesting — since the advent of mass-market pornography, we’ve found ourselves at odds with our own desires. We’re told that porn is horrible, damaging and degrading for everybody involved by one group, while another points out that not only are there no reliable studies on the effects of porn that show all these horrible results, the question is based off a profoundly biased view of human sexuality. Then there’s the fact of porn’s enduring popularity despite all attempts to kill it, the way it’s influenced modern culture in more ways than just teaching people that maybe they wanted to try positions other than missionary or that they might like to try a finger up the jacksie… needless to say, porn is an indelible part of both culture and the human psyche.

Now to be fair up front: I’m unabashedly pro-porn. I’ll freely admit there are troublesome aspects — it’s rife with sexism, misogyny and racism… just like mainstream entertainment, really — but I’m not here to argue the pros and cons or play “my study that validates my point of view is more scientifically rigorous (That’s what she said, ho ho ho…) and accurate than YOUR study.” I’ll also be riding hard (That’s what she… oh never mind) on the comments section; if things get too heated, I’ll start deleting comments. If people start picking fights, I’ll drop the hammer (The hammer is my… oh, come on, you’re not even trying anymore…), so let’s keep it civil there.

Now… let’s talk a little about porn, shall we?

The First Rule of Porn Club is…
Right off the bat, we must acknowledge a simple truth. There are two kinds of men in this world: Men who look at porn and liars.

This isn’t my being glib, by the way. Three years ago, researchers at the Interdisciplinary Research Center on Family Violence and Violence Against Women were working on a study that examined the impact of porn on male concepts of sexuality, masculinity and their views on women.

Now in order to conduct the study properly, they needed a control group — that is, men in their 20s who have never consumed porn.

They didn’t find any.

The fact is, every time technology has advanced in a way that allowed us to jerk off to porn in greater privacy and convenience — transitioning from having to go to the infamous XXX theaters of the bad-old-days in New York’s Times Square to VCRs to Pay-Per-View — the consumption of porn by the general public has grown exponentially.

Now, as tempting as it is to roll one’s eyes, sigh and say “men,” it ain’t just guys who’re digging having easier access to porn. Women are consuming porn in rapidly increasing numbers. In fact, when you want to tally up other mediums besides video, then suddenly women are consuming porn — even producing — at an equal or greater level than guys.

Surprise!

Women Dig It Too.
Now, nobody’s questioning that men make up the vast majority of the audience of RedTube, YouPorn, and all the other streaming video sites — not to mention members of porn website networks like Brazzers and Naughty America… although we’ll come back to that. But while men are profoundly visually oriented, women consume their porn in a wider variety of mediums than men. Y’see, once you break away from defining porn strictly as video and into areas like text and comics, you start getting into some interesting areas.

For example, take fan-fiction (Please! ). The predominant genre of fanfic is, not surprisingly, porn. What is surprising is that the majority of erotic fan-fiction is written by and for women — even in fandoms, like Star Trek or shonen anime — that are overwhelmingly male. Even back in the 1970s, when trading fanfic meant shelling out for envelopes and postage, 90% of fanfic writers were women… and they wanted to see Kirk and Spock fuck.

This trend hasn’t changed, by the way. Just going to fanfic.net and doing a search on yaoi — a Japanese portmanteu of a phrase that alternately means “no climax, no point, no meaning,” and “stop it, my ass hurts!”, and generally refers to a genre of homoerotic male sex written by and for women — brings up over 82,000 stories tagged “yaoi.” Even when you filter out yaoi, the number of explicit sex stories is rather staggering. Take, for example, Harry Potter. There more than 100,000 tales of the students of Hogwarts merrily shagging one another, including some rather disturbing alternate uses for the petrificus curse (helpfully, Hermione traded in her vinewood wand with the dragon heartstring core for a Hitachi…) and creative interpretations of what can be used as lube.

There are over 130,000 Twilight fanfics in the archives. Of those, more than half are all about fucking.

It doesn’t stop with fan-written pastiches of their favorite couples, official and otherwise. If you head over to your local bookstore’s erotica section, you’ll quickly see that women authors dominate the shelves.

The top selling book in America right now? 50 Shades of Grey, 520+ pages of BDSM sex. Written by a woman. For a female audience.

And it started life as a Twilight fanfic.

However, as much as it’s an accepted truism that men prefer to consume their porn visually and women prefer text, studies have shown that women and men respond to porn vids with equal levels of arousal. Women are also an increasing customer base for porn videos and websites as well… and not just the soft-focus “erotic” videos marketed to them by the studios. It’s actually possible to track the growing influence of the female audience base by the evolution of porn stars from “any freak with a giant cock” to “dude-bro” to “sensitive, kinda geeky guy you met at Hebrew school.”

In fact, all those new female viewers have turned porn star James Deen into a smut film anomaly. It used to be that the male stars were nothing but an interchangeable cock — someone to be the insertion point (HEYOO! ) for the viewer while nailing the women that they’re really there to see. You could switch out Dale DaBone for Charles Dera, then again for Evan Stone without missing a beat. Nobody cared… until James Deen. He has an incredibly large… fan base. He’s one of the few men in porn that is actually is a draw. If you do a Google search, you end up with a network of Tumblrs devoted to the man — almost entirely run by teenaged girls — that look like Tiger Beat tried to crossbreed with Brazzers and then promptly exploded into a sea of glitter and animated gifs.

Much like with comics or video games, the impeccably waxed, tanned, and toned Brosephs represent a male stand-in fantasy. It’s the kinda skinny, scruffy dude with the dreamy eyes that the ladies are fantasizing about.

Why You Think The Net Was Born? Porn, Porn, Porn!
Now, while porn has also been great for inspiring boners and introducing new standards of body-hair grooming to both men and women, it is also the driving force behind half the technology you enjoy using today. As soon as we invent a new form of communication, somebody finds a way to use it to see naked people. Naughty daguerreotypes developed almost as soon as the ink was dry on the patent application. Edison’s kinetoscopes were notoriously used to view nudie-cutie films like What The Butler Saw.

When VHS and Betamax were competing for dominance of the nascent home-video market, porn studios signed exclusivity deals with JVC, promising to produce films only for VHS players. The potential to watch porn in the privacy of one’s own home instead of having to sit next to a masturbating stranger at a skeezy theater gave VHS the victory in the format wars, despite the fact that Betamax was actually the superior product.

Like using the Internet? You can thank porn for it.

Almost every innovation that you take for granted nowadays came from porn. Watching cat videos on YouTube? Catching up on Buffy and Angel on Netflix via your Xbox? The ability to watch streaming movies is due to porn; adult websites were the first to utilize jpeg push technology — allowing you to watch videos in your browser, without a plugin.

Do you buy stuff from Amazon? Richard Gordon created the first secure web-based credit card transaction system specifically for sites like ClubLove, which was busily making a fortune charging for the Pamela and Tommy Lee sex tape.

Do you Skype? Use TinyChat? Maybe your job uses web-based conferencing software like GoToMeeting? Once again: you can thank porn. As soon as smut peddlers realized that people would pay HUGE dollars in order to actually interact with a live naked woman rather than just passively watch her on videos, they started investing in live chat and video streaming. What started with a cam-girl, a stuttery 15 frames per second stream and a glorified instant messaging client eventually turned into real-time two-way video streaming… and then into the first VoIP telephone system.

Because folks realized that this was another way for people to get their rocks off.

It Is The Most Democratic Entertainment Medium In Existence
Say what you will about porn, if it’s done one thing well, it’s that it has something for everyone. If you like big boobs, there’re websites that specialize in big boobs. If you like skinny Jewish guys, you can find a kosher smorgasbord. Get off on mind-controlled super-heroines? Well, you’re in luck because holy shit that’s a fertile field of onanistic delights. Some people like doing it with clowns. Other people get off on watching other people smoke. Still others have a fetish for watching women — fully clothed women — sit on balloons and pop ’em. No other sexual content; they’re not touching themselves or pretending to have mind-blowing orgasms. They’re just sitting on balloons.

And there are websites devoted to it, bless their freaky little hearts.

Frankly, if there’s some incredibly random and utterly bizarre combination of circumstance that gets your motor running, you can almost certainly find it online for your masturbatory pleasure.

Rule #34 of the Internet states: If you can imagine it, there’s probably porn of it. And, my God, it’s true.

We live in a world where not only do macroherpetophiles exist, but they can actually find (badly drawn) kaiju fuck pics. Photoshop provides ample fodder for those who get off on the idea of Boytaurs — bringing the term “barebacking” to a whole new level.

The beauty — and frankly, the horror — of the Internet is how it brings people together, even when the world would probably have been better off for them to never have realized that other people liked to get their freak on in the exact same way. No matter what you’re in to, somebody else out there is likely into it as well. And a third party has realized that he could make money supplying porn to this underserved section of the Internet.

Because when a niche sexual interest realizes that there’s someone there to serve their needs, they bring their get-a-life savings.

It’s Kinda Killing Your Sex Life
So here’s the part that we really need to talk about.

Now, there have been studies out there that raise questions about whether excessive (however you want to define that) consumption of porn — and the masturbation that usually follows — actually desensitizes your brain to sexual stimuli that leads to endorphin release. And you have to admit, it does kind of make sense; after all, there was a point in the lives of most guys of a certain age when even the merest hint of nipple might leave them harder than Chinese trigonometry.

Of course, that does bring up the question of whether that provoked such a reaction from us because that was all we had but that’s a chicken-and-egg problem for another day.

However, this isn’t the problem I wanted to bring up.

No, what I want to address is how porn can completely mess up your expectations for sex.

Porn Makes You A Lousy Lover
When you’re exposed to something over long periods of time, it can color how you think. It can desensitize you. Change your ideas about what’s normal, accepted or even expected. And then, when you interact with the majority of the population that doesn’t have those same expectations, somebody is gonna end up disappointed and upset.

And odds are, it’s gonna be you.

There’re a lot of guys who have let porn guide their expectations for sex. They think sex is supposed to be like porn sex. And the problem is, porn sex isn’t real sex. In fact, most of the time, porn sex is completely incompatible with real sex. It’s not even acting; it’s kabuki, a performance so stylized and marked by exaggeration and ritual that it can’t be replicated in the real world. The part that people don’t understand about how sex in porn differs from real life are the parts that, ironically, directors work the hardest to ensure are invisible: the camera and the editing.

To start with: almost all porn these days is based around the presence of the camera. Regular, old-fashioned vanilla sex by regular folks is actually kinda boring on film; it’s two bodies smushed together with hips grinding on one another. You can’t see anything interesting; no nipples, no real view of penetration… nothing but watching people slap up against each other in the same position for 10 minutes or so, really.

In order to be visually interesting, porn sex has to be “open” to the camera; the actors have to angle themselves in such a way that the majority of their bodies is pointing towards the cameraman — and thus, to the viewer. This is part of the reason for all of the odder positions with legs twisting and torsos bending in opposite directions; they’re making sure that even in the height of passion, the audience can still see the goods. This makes for great film, but in the real world, it’s actually pretty goddamn uncomfortable; these are poses that are designed to look good rather than allow for satisfying friction and genital contact.

The cum-shot, by the way, is also a product of the camera; audiences wanted proof that the guy was actually ejaculating instead of just faking it with a couple of thrusts, a grunt and a shudder. Hence: the money shot — spraying ones load over his partner’s face, boobs, ass, what-have-you. Looks good on film with an added bonus of a certain level of fetishization of the “power” and potency of a man’s semen. In the real world, 99.999% of women are not going to be cool with a guy who wants to blow his load on her face, and the ones who are would really like to plan it out in advance than let it come as a surprise.

Porn sex is sex by the numbers. It almost always plays out the same way: play with the nipples, blow-job, cunnilingus, then straight to slamming away in Vaginatown. Total time spent before penetration: 3-5 minutes.

Real sex, on the other hand, is a fairly drawn out affair when it’s done right; you have foreplay, mutual oral sex, perhaps stopping to grab some lube, applying the condom, a little more foreplay, having to be guided in… all of which makes for great sex but lousy film.

Porn sex doesn’t allow for things that would occur in real life. Porn sex’s version of foreplay isn’t sufficient for real arousal and lubrication on the woman’s part — yet you will also never see someone reaching for the KY either. Guys who’ve watched too much porn usually don’t understand that you can’t just play with a woman’s boobs, go down on her for a few seconds, and then just start pounding away… not if you expect to have her enjoy it anyway. But that’s how they’ve seen it in film, over and over again.

When it comes to advanced stuff like anal sex it’s even worse. Anal sex in porn is practically the same as vaginal sex: insert yourself and just start plugging away. In the real world, that’s a wonderful way to hurt someone. Real world anal sex takes time and preparation. You need to go slowly. Incredibly slowly. Trying to treat it like they do in movies is an invitation to tearing the lining of the rectum. But, again: the real world makes for lousy film.

Then there’s the editing. In porn, once they get to penetration, guys seem to be able to last forever as they bend their lover into pretzels, plunging in at full speed for 20 minutes non-stop. Guys raised on a steady diet of porn start to think that this is how women like sex: being pounded by a piston for a half hour. What they don’t see — assuming the editor has done his job right — are the cuts. It’s rare that any penetration scene is done in one take — guys lose their erection, they cum too early, their partner gets tired or sore. If the editor is good, you’ll never see the transition between takes; instead, you’ll watch what appears to be a seamless whole from penetration to money-shot.

You also never see the real-world issues. In porn sex, nobody varies the speed or intensity of their thrusting. In porn sex, you never have to slow down because trying to keep pumping at full speed is actually more of a core workout than you were expecting. The women never need to stop because they’re starting to go dry and the friction from his cock is actually starting to hurt. Muscles don’t suddenly cramp up. His arms never get tired from holding himself up over her. Her thighs don’t start to burn with the effort of pushing herself up and down when she’s riding him.

You never have those human moments in porn. And if you’ve built your expectations for sex around what you see in porn… well, when reality hits, you aren’t going to be ready for it.

Porn makes for great fantasy sex. But those fantasies just can’t apply to the real world. As much fun and as arousing as porn can be, it’s never going to make you a better lover. The best thing you can do is appreciate it for what it is but leave the porn fucking on the screen, where it belongs. TC mark

Kaynak: https://thoughtcatalog.com/harris-omalley/2014/10/how-porn-is-different-from-sex-in-the-real-world/?utm_campaign=related&utm_source=thoughtcatalog&utm_term=harris-omalley



▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄


--Alıntı--


"25 Shocking Facts About Porn You Probably Didn’t Know"


Posted by Juan Castillo, Updated on October 14, 2018

*-*742451777


Many people find porn morally wrong. In fact, many will support laws to ban and eliminate pornography. However, the sex industry is BY FAR the most profitable industry in the world, beating out retail, technology and even entertainment. If such profit is indicative of demand, than someone’s lying. Here are 25 shocking facts about porn you probably didn’t know.

25
The sex industry is the largest and most profitable industry in the world. This includes street prostitution, strip clubs, phone sex, and pornography.

24
13,000 adult videos are produced annually, amassing over $13 billion dollars in profit. By comparison, Hollywood released 507 movies and made only 8.8 billion.

23
The porn industry also makes more money than The National Football League, The National Basketball Association and Major League Baseball combined and more than NBC, CBS, and ABC combined. In addition, they have larger revenues than top technology companies such as Microsoft, Google, Amazon, eBay, Yahoo, Apple and Netflix combined.

22
At any second of the day there are as much as 30,000,000 unique visitors viewing porn. This means that there are about 30,000,000 unique visitors viewing porn right now, and now, and now.

21
The most searched porn related word in America is Creampie according to a re
Many people find porn morally wrong. In fact, many will support laws to ban and eliminate pornography. However, the sex industry is BY FAR the most profitable industry in the world, beating out retail, technology and even entertainment. If such profit is indicative of demand, than someone’s lying. Here are 25 shocking facts about porn you probably didn’t know.

20
However globally, teen is the most searched term. A Google Trends analysis found that searches for “Teen Porn” have more than tripled between 2005-2013, moreover teen porn was the fastest-growing genre over this period.

19
There are claims that Utah has the highest consumption per capita of porn in the United States. However, this is based solely on one study done by Benjamin Edelman from the Harvard Business School. A recent analysis by Pornhub (one of the largest porn distribution nodes) found that Utah is actually the 40th in the nation for porn consumption.

18
In North Korea, the punishment for viewing porn is death!

17
Just about half of the Internet is made up of porn or porn related content.

16
A University of Montreal study found that most guys are exposed to porn for the first time at age 10.

15
Presidential elections seem to influence porn consumption.
In 2004, after president bush won the election, conservative states (red states) saw an increase in porn related internet searches while in 2008, after Obama won, liberal states (blue states) saw an increase of porn related searches.

14
There are over 68 million daily searches for pornography in the United States, which is about 25% of all daily searches.

13
Male porn performers do not make that much. However, they make more money performing in gay porn than straight porn, as much as three times as much per film.

12
Most men watch or have watched porn.
Someone from the University of Montreal tried conducting a study but when he tried to create a control group of men in their 20’s that haven’t consumed porn, he couldn’t find a single one.

11
The United States is the top producer of pornographic dvds and web material; the second largest is Germany.

10
In fact, every 39 minutes a new porn film is created in the United States.

9
20% of American men admit they access pornography at work.

8
Which coincides with Sex Tracker’s findings of 70% of all internet porn traffic occurring during workdays (9am – 5pm).

7
88.2% of top rated porn scenes show aggressive acts where 70% of the occurrences are perpetrated by the guy.

6
While viewing porn, men focus on a woman’s face. That’s right; not the butt, legs, or even breasts.

5
There is a fallacious rumor that Australia bans porn that show women with A-Cup breasts or smaller.

In reality there is no specific rule banning small breasted models. However, there is an issue with classification of porn due to actors not looking “adult” enough, which could then be categorized as either child sexual abuse or offensive sexual fetishes.

4
Internet porn in the UK receives more traffic than social networks, shopping, gaming, finance, and travel.

3
Several recent studies have found that teenagers from all over the world use porn to learn about real life sex.

2
Though true; women do watch porn, most studies show that women watch less porn than men.

1
10% of adults admit to legitimately have an online porn addiction.


Kaynak: https://list25.com/25-shocking-facts-about-porn/5/





▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄▄

--Alıntı--


‘Ekonomi resesyona sürükleniyor’


Haberleştiren: Erdoğan SÜZER / Sözcü 06:20 16 Aralık 2018

*-*Erhan

MHP’nin ekonomi kurmayı Erhan Usta, Bakan Albayrak’ın olumlu mesajlarının aksine ekonominin yüksek enflasyon altında resesyona sürüklendiğini söyledi.

MHP'nin ekonomi kurmayı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) tartışmalı büyüme verilerinin ekonomideki gerçek durumu yansıtmadığını savundu. Usta, TÜİK'in üçüncü çeyrekte Türkiye'nin yüzde 1.6 oranında büyüdüğünü açıkladığını, oysa aynı verileri kullanması halinde ABD İstatistik Ofisi'nin Türkiye için yüzde -4.3 küçülme, Hollanda İstatistik Ofisi'nin de yüzde -1.1 küçülme açıklayacağını bildirdi. Erhan Usta, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın olumlu mesajlarının aksine ekonominin yüksek enflasyon altında resesyona sürüklendiğini söyledi. MHP Grup Başkanvekilliği görevini sürdürürken Meclis'te emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili önergeye destek verdiği için bu görevinden alınan Usta, uzun bir aradan sonra ekonomiye ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) verilerini analiz edip Twitter hesabından yayınlayan Usta, TÜİK'in 2018 yılı 3'üncü çeyrek döneminde Türkiye'nin yüzde 1.6 büyüdüğünü ilan ettiğini, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın da bu veriyi kullanıp Türkiye için yapılan resesyon (küçülme) yorumlarının boşa düştüğü açıklamasını yaptığını söyledi.

NE YAZIK Kİ ÖYLE DEĞİL

“İşin aslı ne yazık ki bu şekilde değil” diyen Usta, TÜİK'in aynı bültende takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre ekonominin çeyrekten çeyreğe yüzde -1.1 küçüldüğünü de ilan ettiğini, dönemsel hesapların asıl amacının zaten ekonominin son dönem gelişimini izlemek olduğunu ifade etti. Hollanda İstatistik Ofisi'nin 2018 3'üncü çeyrek bülteninde takvim ve mevsim arındırılmış verilere göre Hollanda ekonomisinin çeyrekten çeyreğe yüzde 0.2 büyüdüğünü dikkate alıp manşete ‘Büyüme oranı yavaşladı' yazdığını belirten Usta, şu kritik tespitlerde bulundu:

YÜZDE 4.3 KÜÇÜLDÜK

“TÜİK, bu verileri Hollanda İstatistik Ofisi'ne gönderse ve bülteni onlar hazırlasa; bültenin manşetinde yüzde 1.6 büyüme değil; takvim ve mevsim arındırılmış verilere göre ekonominin çeyrekten çeyreğe yüzde -1.1 oranında küçüldüğü gözönünde bulundurarak ‘2018 3. çeyrekte ekonomi yüzde 1.1 küçüldü' yazardı. TÜİK, bu verileri ABD İstatistik Ofisi'ne gönderse, manşette ‘Reel GSYH 2018 3. çeyrekte yıllıklandırılmış olarak yüzde -4.3 azaldı' yazardı.”

Usta, ikinci çeyrekte yavaşlayan ekonominin üçüncü çeyrekte küçüldüğünü, dördüncü çeyrekte de küçülmenin devam edeceğini belirtti.

ENFLASYON İÇİNDE KÜÇÜLME YAŞANIYOR
Erhan Usta, “Bunun adı resesyon yani durgunluktur. Resesyon yüzde 20-25 bandında bir enflasyon ortamında gerçekleştiğinden içinde bulunduğumuz durum slumpflasyondur yani enflasyon içinde küçülmedir” tespitinde bulundu. Sorunu görmezden gelmek yerine bunu kabullenip uygun tedavi yöntemi bulmak gerektiğine dikkat çeken Usta, “Kredi Garanti Fonu'yla, işbaşı eğitim ve toplum yararına programlarla suni olarak yaratılan yüksek büyüme oranları ile övünmek de, küçülmeyi göz ardı edip ‘dengeleniyoruz' diye övünmek de yanlıştır” uyarısında bulundu.

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/ekonomi-resesyona-surukleniyor-2798950/



[Edited at 2018-12-16 06:48 GMT]


 
Pages in topic:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

İlginç yazılar

Advanced search







CafeTran Espresso
You've never met a CAT tool this clever!

Translate faster & easier, using a sophisticated CAT tool built by a translator / developer. Accept jobs from clients who use SDL Trados, MemoQ, Wordfast & major CAT tools. Download and start using CafeTran Espresso -- for free

More info »
SDL MultiTerm 2019
Guarantee a unified, consistent and high-quality translation with terminology software by the industry leaders.

SDL MultiTerm 2019 allows translators to create one central location to store and manage multilingual terminology, and with SDL MultiTerm Extract 2019 you can automatically create term lists from your existing documentation to save time.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Term search
  • Jobs
  • Forums
  • Multiple search